Fatih haber,Haber fatih,Fatih Yaşam,Fatih aktuel ,Haber

Fatih Aktüel

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 908 kez okundu.
Yazının Tarihi :   18 Kasım 2019 - 14:44:22

DİŞİ - LAWRENCE

Büyüt
Küçült
DİŞİ -

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına önce İznik Lisesinde, daha sonra da İstanbul Eyüp Sultan, Kabataş Erkek, Beşiktaş kız, Pertevniyal Akşam Liselerinde devam etti. 1997 yılında Davutpaşa Akşam Lisesinden emekli oldu. Şişli Terakki Lisesi ve Özel Beyoğlu İtalyan Lisesinde de(1985-2005) ücretli olarak görev yaptı. Bir TV. Kanalında, “Yarınlara Doğru” adlı sohbet programını hazırladı ve sundu. Fatih Aktüel.com’da haftalık yazım hayatına devam etmekte.

 


 


O, 1868 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. Henüz 4 yaşındayken annesini kaybetti ama ressam olan bilinçli bir üvey anne elinde büyüdü.


 Lise tahsilinden sonra yüksekokul okumasına muhalif olan babasına rağmen üvey annenin desteği ile tarih, coğrafya, arkeoloji dallarında eğitim görerek üniversiteyi de bitirdi. Hem de dört yıllık bir süreyi iki yılda katederek birincilikle bitirdi.


      Her ne kadar biz ona “Dişi Lawrence” lakabını taksak da, onun gerçek adı Gertrude BELL idi.


     Azimli ama bir o kadar da ihtiraslı bir yapıya sahip olan Gertrude Bell, henüz 25 yaşında iken birkaç dil öğrendi. Meselâ, Fransızca, Almanca, Türkçe, Arapça Farsça, İtalyanca, Japonca ve Çince’yi neredeyse ana dili gibi konuşuyordu.      1892’de İran’da görevli olan amcasının yanına gitti. Orada kaldığı sürede Hafız Şirazi’nin Divanı’nı İngilizceye çevirecek seviyede Farsçayı öğrendi ve tercüme etti de.


 


        Taçsız Kraliçe


 Güneş Batmayan İmparatorluğun taçlı bir kraliçesi vardı. O kraliçe, böylesi yeteneği elbette değerlendirir ve onu taçsız bir kraliçe yapardı. Nitekim öyle de oldu.


     Evet, Gertrude Bell, 1899 da Arapça’yı geliştirmek bahanesiyle Kudüs’e gönderildi. Ortadoğu’nun haritasını çizenler arasında önemli bir isim oldu o. Onun İslâm coğrafyasında, gezmediği, görmediği bölge, iletişim kurmadığı şeyh, ağa ve lider yoktu. Meselâ, bizlerin yeni adını duyduğumuz Carablus, onun için nenemin kül döktüğü yerdi.


   O bir yandan hatıralarını kitaplaştırıyor, bir yandan da gerekli bilgileri en ince detaylarına varıncaya dek merkeze bildiriyordu.


      Gelmez Olaydı


   Gertrude Bell, görünürde ünlü bir arkeolog olarak 1902 den itibaren defalarca ülkemize geldi.


 Anadolu’daki kiliselerle ilgili bir araştırma yaparken yolu Konya’ya düştü; gönlü de bir Binbaşıya.


    Ama ne yazık ki, Binbaşı Dick Doghty-Willie,  evliydi. Evliydi evli olmasına da, bu kızıl saçlı, mavi gözlü Dilber ile gizlice görüşmeler ve de mektuplaşmalar devam ediyordu. Çünkü aşk ferman dinlemiyordu. Gelin görün ki, alev alev tutuşan bu gönülleri, 1915 Çanakkale Savaşı birbirinden ayırdı. Binbaşı öldü ve Dişi Lawrence bize karşı büyük bir kin ve nefretle ülkemizden ayrıldı.


 


      Artık İki Lawrence Yanyana


    Müslüman Türk’e, Osmanlı’ya karşı dişideki bu kin ve intikam duygusu, onu, erkek Lawrence’e daha da yaklaştırdı ve dişi Lawrence’in erkek Lawrence’ye hocalık yapmasına vesile oldu. Sanki ana oğul gibi oldular. Aslında iki Lawrence, birbirleriyle daha önceden de tanışıyorlardı.


 Dişi Lawrwnce, kin ve nefretini söndürebilmek için Ortadoğu’da bize karşı İngiliz saflarında savaşacak, bize ihanet edebilecek Arap kabilelerinin listelerini bir bir çıkardı. Bizler bu gün bile:”Araplar bizi arkadan vurdu,” deriz ya.. İşte o ihanetlerin perde arkasında hep bu dişi Lawrence’in raporları vardır.. Suriye bu raporlarla kaybedildi. Sanki cetvelle çizer gibi Diyarı İslâm’ın sınırları bu raporlarla belirlendi ve koca imparatorluk paramparça edildi.


       


         Kahire Konferansı


     Ortadoğu’yu dizayn etmek için Churchill, Kahire’de bir  Konferans düzenlettirdi. Konferansa katılan bir tek kadın vardı, o da Bell idi. Ve o konferansın sonunda bu kadının raporları, düşünceleri ile bir ülke ve bir kral ortaya çıktı. Yeni kurulan ülke Irak’tı.  Yeni kral da Faysal idi. Yıl, 1921. Faysal, görev süresince ağababası İngiltere’nin buyruklarını yerine getirmekle mükellefti.


  Faysal da kim mi??


  O, bağımsız bir Arap devleti kurup bütün Arapları tek bir bayrak altında toplamak gibi bir hevese kapılan bir adamın oğlu.


  O, bu emellerini gerçekleştirmek için İngiltere ile temasa geçen ve bundan dolayı İstanbul’da Padişah Abdülhamit tarafından göz hapsinde tutulan bir adamın oğlu.


 O, 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra ittihatçılar tarafından Mekke Şerifi  göreviyle Arabistan’a gönderilen Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal.


            Yalnız Kadın


    Bell, taçsız bir kraliçe olarak artık Irak’ta idi. Kendisini bilinen mesleğine; arkeolojiye verdi. Uzun uğraşılar sonunda bir müze kurdu; hani şu 2003 yılında yağma ve talan edilen müzeyi.


   İşler tam yoluna girmişti derken, güzel Bell’i yalnızlık sendromu sarmalına aldı. Deli gibi sevdiği Binbaşı Willie’nin ölümüne, kız kardeşinin ölüm haberi de tuz biber olmuştu.. Belki, Ortadoğu’da akan kan ve gözyaşlarına sebep olmanın verdiği vicdan azabı da onu büsbütün bir depresyona sürüklemişti.


  Ve böylesi bir depresyon anında aldığı yüksek dozdaki ilaç, onu bir daha uyandırmadı.1926 yılının 12 Temmuzunda Iraklılar onu Bağdat’taki İngiliz mezarlığına gömdüler.


  Gömdüler ama vasiyetini de ihmal etmediler. Bir vakfa bıraktığı mirası ile bir arkeoloji enstitüsü kurdular. Babasına yazdığı mektupları, gezileri sırasında elde ettiği binlerce belge ve resimleri de gün yüzüne çıkardırlar. Yıllar sonra da hayatını beyaz perdeye aktardılar. Adına da “Çöl Kraliçesi..” dediler.


        Velhasıl


 Bizler ünlü casus Lawrence’i bilirdik. Meğer dişisi de varmış. Ve o dişisinin, bir aşk hikâyesinin sonunda Türk’e karşı oluşan kin ve nefreti, koskoca bir imparatorluğun parçalanmasına, milyonların kan ve gözyaşlarının akmasına sebep olmuş.


 Son yüzyılda İslâm diyarında, savaşın hem sıcak hem soğuk olanları yaşandı maalesef. Bu dönemde yüzlerce Lawrensler dolaştı bu diyarlarda. Şimdi savaşlar bitti güya. Ama unutmayalım ki, hem dişisi hem erkeği ile Lavrensler dolaşmaya devam ediyordur aramızda mutlaka

E-Posta ile Yolla
Sayfayı Yazdır
Sosyal Paylaşım
Google
Blogger
Tumbir
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Fatih Aktüel | http://fatihaktuel.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020