Fatih haber,Haber fatih,Fatih Yaşam,Fatih aktuel ,Haber

Fatih Aktüel

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1430 kez okundu.
Yazının Tarihi :   29 Ocak 2020 - 11:20:15

BİR YANGININ ARDINDAN

Büyüt
Küçült
BİR YANGININ

Nuran YILMAZER

 


 


Kangurular Ülkesinden    Merhaba...




Kıymetli Okuyucu, birçok kişinin bildiği gibi ya da internette görülen resimlerdeki gibi Avusturalya,


deniziyle, ormanlarıyla doğal güzelliklerin yoğun olduğu; çoğu şehirlerinin kıyılara kurulduğu; ortasında ise büyük bir alanın çöl olduğu devasa bir kıtadır.


  Bunun yanında, önlenmesi zor olan


yangınların, ardından gelen sel felaketlerinin, kum fırtınalarının, ölümcül örümceklerin istilasına da sıkça maruz kalan bir kıtadır.


Bu Yazımda





Evet, bu yazımda, çok yakın geçmişte yaşadığımız yangınlardan söz etmek istiyorum.


Malesef kıta, yangınlara hazırlıksız yakalandı bu sene. Türkiye’nin tersine burada yaz mevsimi yaşanıyor. Gerek kuraklık, gerek çevre koruması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmemesi ve devlet bütçesinden yeterli ödeneklerin gelmemesi yüzünden yangınlar kontrol altına alınamadı.


Bunun sonunda birçok insanın, hayvanın, bitkinin canı yandı. Bu acı sonuçta, bazı hasta ruhlu insanların özellikle çıkardıkları yangınların da büyük ölçüde payı oldu.



Eylül ayında başlayan ve günlerce devam eden bu yangınlarda 4’ü itfaiye çalışanı ve gönüllüsü olmak üzere 28 insan canını kaybetti. 10 milyon



hektarlık alan, orman, çiftlik yandı, 1.25 milyar hayvan da telef oldu.


Sadece Sidney’in bulunduğu eyalette


neredeyse kualaların dörtte üçü yok olurken,


Güney Avusturalya’da da neredeyse kuala nesli tamamen yok olma noktasına geldi.


Bizler, yangın bölgelerine pek de yakın


olmamamıza rağmen, gece uykularımızdan yangın kokusuyla uyandık. Sidney’in,


Melburn’un, Kanberra’nin farklı eyaletlerdeki büyük şehirlerin üzerini dumanlar kapladı; hava kirliliği had safhaya ulaştı. Bu yazıyı yazdığım gün bile Sidney ve Melburn’un bulunduğu eyaletlerin farklı yerlerinde kontrol


edilemeyen 100 civarında yangın devam ediyordu.



Yangın Günlerinden Manzaralar



Yangına yakın olan evler boşaltıldı. İnsanlar evlerini terk ederken canları pahasına da olsa arabalarına çok gerekli olabilecek eşyalarını almak için mücadele ettiler.


  Bu felaket nedeniyle kimi insanlar,


oluşturulan acil durum alanlarına sığındılar. İşyerimdeki bayan arkadaşım bunlardan biri.



   Kimileri, Sidney’in meşhur havai fişekli yılbaşı kutlamalarını seyrederken, felaketzedelerin bazıları da, inançları gereği ölmüş kızlarının küllerini sakladıkları kutuyu, birkaç değerli eşyalarını ve köpeklerini alarak evlerinden çıkmak zorunda kalmışlar. Kimileri bir  dahaki geldiklerinde evlerini yerinde bulup bulamayacaklarını bilmeden bir arkadaşlarının evine sığınmışlar.     Bazıları da evlerine dönmüşler, ama yangınların tekrar çıkma tehlikesini



düşünerek hazırlıklı ve tedirgin bir şekilde bekliyorlar.


   Yine işyerimdeki bir başka arkadaşım


Sidney’in dışındaki bir çiftliğe ailesini


yerleştirmiş. Kendisi de emekli olana kadar hafta arası Sidney’de, hafta sonunu ailesinin yanında geçiriyordu. O da yılbaşı tatilinden döndüğünde, çiftlik ve hayvanlarından birçoğunun yandığını söyledi. Yangından kurtulan


bir kaç tavuğunu da vahşi hayvanlar yemiş, sağ kalan kuzuları da kendileri kesip diğer dostlarıyla paylaşmışlar.



 



 Ferahlatıcı Olaylar


Bu üzücü olaylar olurken insanların


 



farklılıklarını bir tarafa bıraktıklarını gösteren güzel olaylar da yok değil.   İnsanlara hayvanlara sadece Avusturalya’dan değil, dünyanın birçok yerinden yardımlar yağdı.



Ekonomi en az 2 sene geriye atılmış olsa da, her şeyin fiyatları yükselse de, insanlar, ellerindekini hiç tanımadığı kişilerle paylaştılar. Birçok yerde insanlar kendi dilince ve dinince yağmur duası yaptı. Yangınların


durduğu bazı yerlerde, Allah’ın yardımıyla, ümit verircesine, tamamen yanmış gibi görünen ağaçlarda filizler açmaya başladı. Bu birkaç gün şiddetli yağmur bekleniyordu ama


bugün çok az bir yağmurla geçti gibi. “İyi ki kendisine dualarımızla sığındığımız Rabbimiz  var,” dediğimiz bir zamandayız.


    Bir yerde okumuştum; insanoğlu dünyadan tamamen silinse bile, dünyanın kendini toparlaması, hayvanların doğal alanlarına geri


dönmeleri, bitki örtüsünün yerine gelmesi ancak birkaç ay sürermiş.


 



   20 yıl sonra insansız bir yere neler



olabileceğinin kanıtını görmek için örnek olarak Ukrayna’nın Pripyat şehrine bakılabilir.


   Pripyat, 2014 yılında yaşanan bir nükleer felaketten dolayı bomboş kalmış. Şehir detaylı bir şekilde incelendikten sonra görülmüş ki,


nükleer bir felaketten sonra bile yaşam devam ediyor. Doğa, böyle bir faciadan sonra bile


kendi kendini toparlıyor. Şükürler olsun ki, alemlerin Rabbi, mülkünü koruyor.


Velhasıl


Güzelim dünyamızı kirletiyoruz, güzellikleri koruyamıyoruz. Çoğu kişi kendi kendini; “ben ne yaptım da bu hale geldi şu dünya,” diye


sorgulamalı diye düşünüyorum.


   Sonra da karınca kararınca ne yapabilirim ki, birazcık


 



faydam dokunsun şu dünyaya.



 



Sevginin, saygının, faydanın yayıldığı, tabii güzellikleriyle korunduğu bir dünyaya kavuşabilmemiz dilek ve dualarımızla kalın sağlıcakla.. 

E-Posta ile Yolla
Sayfayı Yazdır
Sosyal Paylaşım
Google
Blogger
Tumbir
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Fatih Aktüel | http://fatihaktuel.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020