Fatih haber,Haber fatih,Fatih Yaşam,Fatih aktuel ,Haber

Fatih Aktüel

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu haber 246 kez okundu. | Guncel Haberleri
Haberin Tarihi :   18 Şubat 2021 - 13:47

IMF'den Türkiye açıklaması

Büyüt
Küçült
IMFden Türkiye
IMF'nin Türkiye Masası Şefi Donal McGettigan'dan Türk ekonomisine yönelik dikkat çeken açıklamalar geldi. McGettigan, "Kredibilitenin iyileşmesini sağlayan politika değişikliği enflasyonu da kademeli olarak düşürecektir" dedi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilileri, Türkiye ekonomisindeki politika değişimini memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, ekonomik politika değişikliğinin sürekli ve tutarlı bir şekilde uygulanmasının hedeflere ulaşmanın anahtarı olacağını söyledi.

IMF Türkiye Masası Şefi Donal McGettigan ve IMF Türkiye Kıdemli Daimi Temsilcisi Ben Kelmanson, Türkiye ekonomisine ilişkin 4. Madde konsültasyonu kapsamında yetkililerle yapılan görüşmelerin öncü bulgularına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Röportajın başında kısa bir değerlendirmede bulunan McGettigan, Türkiye'nin ekonomide yaşanan sıkıntılara ilaveten diğer ülkeler gibi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu insani ve sağlık trajedisiyle mücadele ettiğini söyledi.

Salgının ikinci yılına girdiğini anımsatan McGettigan, Türk ekonomisinin özünde esnek, girişimci ve dirençli olmasına rağmen iki geniş alanda sürdürülmesi gereken çalışmalara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

McGettigan, bunlardan ilkinin, belirsizliklerle dolu şoklara karşı tamponları yeniden inşa etmek olduğunu belirterek, ikincisinin ise gelecek yıllarda güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme ile istihdam elde etmek için ülkenin ekonomik potansiyel büyümesini daha da güçlendirmesi olduğunu vurguladı.

Ekonomi politikasındaki son değişimin zamanında yapıldığını ve memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden McGettigan, "Sıkı ve sürdürülebilir para politikası uygulaması, fiyat istikrarının sağlanması ve hem Türkiye'de hem de yurt dışındaki yatırımcılarda güvenin artırılması için hayati önem taşıyor." dedi.

Maliye politikasının da salgına yanıt olarak hedefe odaklı ve geçici destek sağlayarak bunu tamamlaması gerektiğini belirten McGettigan, bu destekle birlikte salgının hafiflemesi sonrası Türkiye'nin tarihsel olarak güçlü maliye politikası çapasını güçlendirmeye yönelik bir mali konsolidasyonu da içermesi gerektiğini kaydetti. McGettigan, daha önce bahsedilen reformlara ilaveten ekonomik olarak en kırılgan kesimlerin desteklenmesini hedefleyen önlemlere, finansal ve finansal olmayan şirketler kesimi ile iş gücü piyasasına odaklı reformların teşvik edilmesi de dahil olmak üzere bu aşamada salgının uzun vadeli olumsuz etki riskini azaltmaya odaklanılmasının önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye ekonomisini yakından takip eden IMF yetkililerine yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:

SORU: Kovid-19 salgını devam ederken küresel ekonomik görünüm hakkında değerlendirmeniz nedir? Küresel bağlamda Türkiye için riskler ve fırsatlar neler?

McGettigan: IMF'nin Dünya Ekonomik Görünüm raporunun son güncellemesi, geçen yılın ardından küresel büyümenin toparlanmasını öngörüyor. Yeni enfeksiyon dalgalarına ilişkin endişelere karşı artan aşılamalarla birlikte istisnai belirsizliklerle dolu bir arka plan eşliğinde küresel ekonominin 2021'de yüzde 5,5 büyüyeceği tahmin edilirken, gelişmekte olan ülkeler büyümesinin az da olsa daha yüksek oranda gerçekleşmesi tahmin ediliyor.

Türkiye, virüsün yayılmasını engellemek için aşıların yaygınlaştırılması için çalışıyor. Bu çabaların başarısı, yıl boyunca ekonomik gelişmeler için kritik bir itici güç olacaktır. Memnuniyetle karşıladığımız ekonomik politika değişikliğine para politikasının sıkılaştırılması ve sadeleştirilmesi, daha önce alınmış anlık düzenleyici tedbirlerin ele alınması, kamu bankalarının kredilerinin yavaşlatılması ve Türkiye'nin mali çapasını koruma kararlılığı da dahil olmak üzere bağlı kalmak önemli olacaktır.

"EKONOMİK POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİNİN SÜREKLİ VE TUTARLI UYGULANMASI, HEDEFLERE ULAŞMANIN ANAHTARI"

SORU: Türkiye'nin Kovid-19 salgınına karşı müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin politika tepkisi ve ekonomik etkilerine ilişkin düşünceleriniz neler?

McGettigan: Salgın, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de ağır ekonomik ve insani zararlara neden oldu. Salgına karşı ilk politika tepkisi, diğer ülkelerde kullanılan araçlarla benzerdi. Parasal genişleme, likidite sağlanması, mali destek geçen yılın 3'üncü ve 4'üncü çeyreğinde ekonomide keskin bir toparlanmaya yol açtı. Nitekim Türkiye, 2020'de pozitif büyüme kaydettiği tahmin edilen ülkeler arasında yer alıyor.

Başka ülkelerdekine benzer araçlar kullanılsa da Türkiye'deki politika tepkisi çok daha hızlı para ve kredi büyümesine, daha az doğrudan mali desteğe dayandı ve bunun sonucu olarak da Türkiye'nin salgına yanıtı önceden olan kırılganlıkları şiddetlendirdi. Enflasyon, hedefin oldukça üzerinde seyrediyor ve artan dolarizasyon, nispeten yüksek ithalat ve finansal sermaye çıkışları Türk lirasındaki değer kaybını sınırlamak amacıyla yapılan büyük ölçekli döviz müdahalesini tetikledi.

Para politikasının sıkılaştırılması ve sadeleştirilmesi, kredi büyümesinin dizginlenmesi, idari tedbirlerin ele alınması ile tamamlayıcı maliye politikası memnuniyetle karşılanıyor. Liranın değer kazanmasını, kredibilitenin iyileşmesini, risk priminin düşmesini sağlayan bu politika değişikliğinin enflasyonu da kademeli olarak düşürmesi bekleniyor. Düşük döviz rezervleri, yüksek dış finansman ihtiyacı ve yüksek yurt içi döviz mevduatı, ekonominin hala gerek yurt içi gerek yurt dışı şoklara ve hassasiyetlere karşı kırılgan olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla kırılganlıklar, tamponlar yeniden oluşturulana kadar yüksek seviyelerde kalacaktır. Ekonomik politika değişikliğinin sürekli ve tutarlı bir şekilde uygulanması, hedeflere ulaşmanın anahtarı olacaktır.

SORU: G20 ülkelerinin 2020'deki ekonomik büyüme performanslarına baktığımızda Türkiye ve Çin, büyüme gösteren ülkeler olarak öne çıkıyor. Sağlıkta ve ekonomide yaşanan krize rağmen büyüme kaydeden Türkiye ile ilgili "yanlış" olan neydi?

McGettigan: Güçlü büyümenin iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak ortaya çıkış şekli önemlidir. Daha önce bahsettiğim gibi Türkiye, salgına diğer ülkelerdekine benzer araçları kullanarak yanıt verdi ancak bu hızlı para ve kredi büyümesine diğer ülkelerdekinden daha fazla dayanıyordu. Bu 3'üncü çeyrekte çok güçlü bir ekonomik toparlanmaya yol açtı ve 4'üncü çeyrekte de bununla ilgili daha fazla kanıt görebiliriz. Fakat bu aynı zamanda ithalat, finansman, dolarizasyon ve para birimi üzerinde baskıya, döviz rezervlerinin kullanımına yol açtı. Bu güçlü büyümeyle sonuçlandı ancak rezervler yeniden inşa edilene kadar kırılganlıklar olacak. Bu rezervleri yeniden inşa etmek önemli olacak. İyi haber; oldukça memnuniyetle karşılanan politika değişikliği... Bu sürdürülürse tamponların yeniden inşası için zamanla zemin hazırlanacak.

2022'DEN İTİBAREN BÜYÜME BEKLENTİSİ

SORU: 4. Madde konsültasyonu kapsamındaki görüşmelerin öncü bulgularının paylaşıldığı son açıklamada IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin 2021 yılı büyüme beklentisinin yüzde 6'ya yükseltildiğini duyurdu. Bu yukarı yönlü revizyonun arkasındaki temel motivasyon neler?

Ben Kelmanson: 2021 için büyüme tahminleri yüzde 5'ten yüzde 6'ya yükseltildi. Bu yıla ilişkin büyüme tahmininin büyük bir kısmı, geçen yılın ikinci yarısında ekonomik faaliyette yaşanan güçlü toparlanmanın bu yılbaşındaki GSYH seviyesini kısmen artırarak mekanik olarak 2021'e taşınması ile açıklanabilir. Bu mekanik geçişe ek olarak, aşının yaygınlaşması ve küresel büyümede beklenen toparlanma da Türkiye'deki ekonomik faaliyeti bu yıl destekleyecektir. 2022'den itibaren büyümenin yüzde 3,5 civarındaki potansiyel büyüme eğilimine geri döneceğini tahmin ediyoruz.

SORU: Son yapılan 4. Madde görüşmelerinin tamamlanmasının ardından yayımladığınız açıklamada, Türkiye'nin ilk politika müdahalesinin ekonomide keskin bir toparlanmaya yol açtığını belirttiniz. Ekonomik toparlanmanın sürmesi için neler yapılmalı?

Kelmanson: İlk politika yanıtı, ekonomide çok keskin bir toparlanmaya yol açmakla birlikte daha önce bahsettiğimiz gibi aynı zamanda önceden var olan kırılganlıkları da artırdı. Bu da nihayetinde gerekli ve memnuniyetle karşılanan bir ekonomik politika değişikliğine yol açtı. Bu politika değişikliğinin gerektiği sürece sürdürülmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Özellikle sıkı para politikası duruşunu ve buna eşlik edecek salgın odaklı geçici ve hedefe yönelik ilave mali destekleri sürdürmek önemli olacak. Bu tedbirlere orta vadeli bir mali konsolidasyon planının da eşlik etmesi gerekir. Bu plan da 2022 yılından itibaren uygulanmak üzere şu anda yasalaştırılabilir. Bu tür politikalar, kredibilitenin ve ekonomideki tamponların yeniden inşa edilmesine yardımcı olurken, Kovid-19 salgınından kaynaklanan insani ve ekonomik ihtiyaçlara da yanıt olacaktır. Ayrıca, maliye, finans, iş gücü piyasası ve şirketler kesimine yönelik sıraladığımız hedef odaklı yapısal reformlar salgının olası uzun vadeli etkilerini hafifletmeye yardımcı olacaktır.

YAPISAL REFORM VURGUSU

SORU: Küresel tedarik zincirinin Çin'den özellikle Türkiye, Vietnam ve Endonezya gibi diğer gelişmekte olan ülkelere kaydığını görüyoruz. Türkiye'nin bundan faydalanacağını düşünüyor musunuz?

McGettigan: Türkiye, coğrafi olarak çok iyi bir konumda bulunuyor. Bazı başka özellikleri de var. Oldukça girişimci, dinamik, genç bir ekonomisi var. Ayrıca, küresel tedarik zincirinin bir parçası olmak ve yabancı yatırımı teşvik etmek için son politika değişiminin iyi olacağını düşünüyorum. Bence iki şey kesinlikle çok önemli. Biri, makroekonomik istikrar, ikincisi ise yapısal reformlar. Makroekonomik istikrar tarafında şu anda kesinlikle doğru hamleler yapılıyor. Yapısal tarafta ise bu aşamada odak noktasının salgınla ilgili ihtiyaçları ele alma olması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak orta vadede bunun ötesine geçildiğinde başka konular var. Ancak coğrafi konumunun girişimci genç nüfusla, gerekli reformlarla birleştiğinde Türkiye'yi küresel tedarik zincirindeki kaymadan yararlanacağı şekilde konumlandıracağını düşünüyorum.

 

SORU: IMF, Türkiye'de özellikle siyasi olarak hassas bir konu. Türk yetkililer ve hazine bakanlığı ile iletişiminiz nasıl?

McGettigan: Bildiğiniz gibi Ankara'da bulunan Kıdemli Daimi Temsilcimiz Sayın Kelmanson, Türkiye'deki meslektaşlarımızla devamlı etkileşim halinde. 4. Madde görüşmeleri için bütün toplantıları yetkililer organize ediyor. Bu yıl salgın sebebiyle ilk kez Türkiye'ye sanal ziyaret düzenlemek zorunda kaldık ve sorunsuz geçti. Yetkililer, toplantıları son derece iyi organize etti. Çok misafirperverlerdi ve uzun, çok iyi toplantılar düzenledik. Çok yapıcı toplantılardı. Diğer birçok ülkede olduğu gibi hassasiyetler olmasına rağmen çalışma ilişkisinin çok samimi, yapıcı ve yardımcı olduğunu söylemek isterim.

Kelmanson: Bence, yetkililerle teknik düzeyde iyi ilişkilerimiz var. IMF üye bazlı bir kurumdur ve Türkiye, bu örgütün önemli bir üyesidir. İcra Direktörleri Kurulumuzda diğer tüm direktörlerle birlikte oturan, tüm ülke ve politika tartışmalarında yer alan bir temsilcimiz var. Türkiye, tüm bu tartışmalarda her zaman çok yapıcı bir rol oynamıştır. Türk yetkililerin IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda katkıda bulundukları yapıcı diyalogların benzerini biz de burada Türkiye'de sürdürmekteyiz.

"TÜRKİYE, GELİŞMEK İÇİN İYİ BİR KONUMDA BULUNUYOR"

SORU: Türkiye ekonomisinin kısa ve uzun vadeli geleceği hakkındaki beklentileriniz neler?

McGettigan: Daha önce de bahsettiğim gibi Türkiye, esnek, girişimci ve dayanıklı bir ekonomiye sahip. Ayrıca, oldukça genç bir nüfusu var ve Türkiye, küresel ticaretin kavşak noktasında yer alıyor. Bu arka plan doğrultusunda Türkiye, küresel ekonomi salgından toparlanmaya başladığında gelişmek için iyi bir konumda bulunuyor. Bu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak için Türkiye'nin kısa ve uzun vadeli zorlukları ele alması gerekiyor. Birincisi, belirsizliklerle dolu bir dünyada şoklara karşı korunma sağlamaya yönelik tamponları güçlendirmek için son ekonomik politika değişikliğine devam edilmesi gerekiyor. İkincisi, salgının kalıcı olumsuz etkilerini en aza indirmek ve Türkiye'nin ekonomik potansiyelini daha da güçlendirmek için hedefe yönelik reformlar yapılmalıdır. Böylece gelecek yıllarda güçlü, sürdürülebilir büyüme ve istihdama ulaşılabilir.

SORU: Türkiye ekonomisini 5 yıl içerisinde nerede görüyorsunuz?

McGettigan: Türkiye'yi 5 yıl içinde gücünü toplamış görmek istiyorum. Bu nedenle politika değişikliğine devam edilmesi ve gerekli yapısal reformların gerçekleştirilmesi hayati önem taşıyor. Türkiye'nin bu reformlardan yararlanmak için iyi bir şekilde konumlandığını düşünüyorum.





E-Posta ile Yolla
Sayfayı Yazdır
Sosyal Paylaşım
Google
Blogger
Tumbir
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Fatih Aktüel | https://fatihaktuel.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2020 - 2021