BORSA
BIST 100 14.229,01 %0,00
Altın 6.709,97 ₺/gr %0,17
Bitcoin $77.536 %1,52
Dolar 48,30 ₺ %0,01
Euro 55,93 ₺ %0,16
Sterlin 65,24 ₺ %0,11
Gümüş 99,44 ₺/gr %0,11
Ethereum $2.418,11 %2,16
İsviçre Frangı 59,40 ₺ %0,18
Kanada Doları 34,70 ₺ %0,14
Avustralya Doları 34,49 ₺ %0,03
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,87 ₺ %0,03
BAE Dirhemi 13,16 ₺ %0,03
Rus Rublesi 0,56 ₺ %0,07
Çin Yuanı 7,18 ₺ %0,01
İSTANBUL 22°C 6.709,97 ₺/gr 48,30 ₺ 55,93 ₺
Anasayfa GÜNCEL “İktidarın seçkinleri değişti ancak “seçkinler iktidarı”...
fatihaktuel

“İktidarın seçkinleri değişti ancak “seçkinler iktidarı” belli alanlarda iktidarını sürdürüyor.

Yenişafak yazarı Akif Emre bugünkü yazısında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıyla beraber gelişen süreci değerlendirdi. 2002 yılından bu yana yaşanan süreçte biyolojik ömrünü tamamlayan Kemalizm’den

· 6 dk okuma · 63 okunma
0Yorumlar
 “İktidarın seçkinleri değişti ancak “seçkinler iktidarı” belli alanlarda iktidarını sürdürüyor.

Yenişafak yazarı Akif Emre bugünkü yazısında Türkiyede 2002 sonrasında gelişen süreci geniş bir değerlendirmeye tabi tuttu. AKP iktidarı döneminde yaşanan süreci biyolojik ömrünü tamamlayan Kemalizmin tasfiye edilerek yerine post-Kemalizmin yerleştirildiği bir süreç olarak tanımlayan Emre, “İktidarın seçkinleri değişti ancak “seçkinler iktidarı” belli alanlarda iktidarını sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.

Emre, AKP döneminde yaşanan gelişmeleri sistemin kendisini yenileyerek toplumsallaşması olarak tanımladı.

Emrenin yazısı şu şekilde:

Sistemde elit değişimi

Son on yılı aşkın süre içinde Türkiye in yaşadığı dönüşümü anlamlandırmadan geleceğe doğru istikamet verileceğini tasavvur etmek yanıltıcı olur. 2002 yılından bu yana muhafazakâr-demokrat kimlikli bir siyasi hareket, farklı koalisyonlarla ülkede önemli değişimlere neden oldu. Bu süreçte iktidarın ideolojisi, siyasal, ekonomik programı ile aktörlerinin sosyal ve dini/kültürel kimliklerinin zaman zaman kafa karışıklığına neden olduğu da bir gerçek.

Üç dönemlik, Cumhuriyet tarihinde bir ilke imza atarak muhtemelen dördüncüyü de kazanacak gibi duran iktidar ve partisinin muhasebesi bir yazıda yapılamaz. Buna rağmen, ilk elde muhaliflerinin rejimin temel ilkelerini değiştirmekle suçladığı, taraftarlarının da devrim niteliğinde değişikliklere imza attığı yönündeki tezlerini bir kenara bırakacak olursak iki önemli hususun öne çıktığı görülür. İlki sistemin kendi içinde yenilenerek toplumsallaşması sürecinin yaşanmasıdır. Devlet-millet ikilemi daha çok muhafazakâr eksenli olduğu için toplumun devletle, dolayısıyla sistemle barışması, bunu benimsemesi sürecidir. Daha başka bir ifade ile biyolojik ömrünü tamamlayan Kemalizmden post-Kemalizme geçiş sürecidir.

Türkiyede ister rejimin karakterinin değiştiğini düşünün, ister devrim niteliğinde yeni bir sayfa açıldığı tezine sarılın devletin kendini bir şekilde yenilediğinde kuşku yok. Bu süreçte somut olarak yaşanan bir başlık var ki bu da tecrübe edilen ikinci boyuttur. Sosyo-ekonomik anlamda yaşananların uzun vadede ne tür sonuçlar doğuracağı gibi çetin bir konuyu saklı tutarak bir kenara bırakırsak somut olan gerçek bir elit dönüşümün yaşanmış olmasıdır. Bu uzun iktidar döneminin en belirleyici özelliklerinden biri sistem içi elit dönüşümünün gerçekleşmesidir. Çok ideolojik ve ilkesel gibi görünen kavganın etkenlerinden biri de elitlerin el değiştirmiş olması gerçeğinde aranmalıdır.

Cumhuriyet elitleri kendi içlerinde uzun süre bir tür aşiret dayanışması şeklinde sistemi her anlamda kontrol ederek ve de ülkeyi dönüştürerek bugüne getirmişti. Büyük kesimi köylülerden oluşan bir toplumda okumuşlardan oluşan dar ideolojik cemaat ülkenin ekonomisinden bürokrasisine, kültür hayatından medyaya kadar her alanında tek kelime ile hakimdi. Hangi parti iktidara gelirse gelsin bu elit ekonomi ve bürokrasideki sarsılmaz egemenliğini ve iktidarını sürdürecekti. Kaldı ki merkez sol ve muhafazakâr sağ kesimler aynı elitist cemaatin üyelerinden oluşmaktaydı.

Bugün yaşanmakta olan, bu elit iktidarının el değiştirmesi olayıdır. Bu değişimin ne kadar kalıcı olacağı ve muhtemel sonuçlarını şimdiden kestirmek zor olsa da kesin olan temelleri Cumhuriyetle atılan seçkinler iktidarının değişmekte olduğudur. Kaldı ki bunun sistem değişikliği anlamına gelmediğini de belirtmek gerek.

Bu yeni elitlerin statükonun seçkinlerinden ayırıcı vasıfları nelerdir sorusu, aslında son dönemde neler yaşandığının, nelerin, hangi ölçüde değiştiğinin de cevabı olabilir. Eski elitler gerek eğitim ve sınıfsal özellikleri gerekse sistem içindeki ayrıcalıklı konumları ile tepeden aşağıya toplum mühendisliği uygulamaya çalıştılar. Gerek kültür ve bilim gerek toplumsal hayat ve değerlerini toptan değiştirmeye ahdetmiş aydınlanmacı aklın misyonerleriydiler. Bu arada devlet, İttihat ve Terakkiden beri önemsediği bir politika olarak, kendi yerli zengin sınıfını da oluşturmayı başarmıştı.

Yeni elitler henüz memleketin ekonomik varlığını belirleyecek bir birikime ulaşmış değiller. Hayat standartları değişse de kapitalist bir sınıf olmaktan çok orta ve orta sınıf üstü bir hali vakti yerinde elitler haline geldiler. En etkin oldukları alanın belki de bürokrasi olduğu söylenebilir ki, on beş yıla yakın iktidar dönemi içinde anlaşılabilir bir durum.

Burada eski elitlerle yeni elitler arasında bariz biçimde ortaya çıkan ve hayli önemsediğim farklardan biri medya ve kültür alanındaki göstergelerdir. Yeni elitlerin en büyük zaaf alanları kültür ve medya alanlarında kendini gösterdi.

Kurulan yeni semtlerden kentsel peyzaja, kültürel ve sanatsal alandaki etkinliklerden medyadaki kaliteye bakıldığında sorunun ne denli derin olduğu anlaşılır. Değişim denilen olgunun içinin nasıl ve ne şekilde doldurulacağına ilişkin ipucu verecek bol miktarda malzeme var etrafımıza baktığımızda.

Ne insani bir hayat sürülecek yeni şehirler kurulabildi ne de var olanların estetize edilmesi mümkün oldu. Tarihsel aidiyete yapılan vurgu bir toplum için elbette önemli. Bu toplumun tarihi birikimi ile bugünü arasında gözlemlenen tarihi açık, çelişki aslında tarihle kurulan bağın neden sağlıksız olduğunu da açıklıyor.

Toplu konut yığınlarının arasına son derece primitif bir saat kulesinin taklidini yerleştirerek ne tarihe sahip çıkılmış olur ne de sıkça dillendirildiği gibi medeniyet kurulur.

Kültür ve sanatın birkaç geleneksel zanaatın yaygınlaştırılmasından ibaret olmadığını söylemeye gerek yok.

Oysa İslami düşünce birikimine sahip aydınların yıllardır biriktirdiği, çoğalttığı, geliştirdiği dil çok farklı iddialara sahipti. Bu iddianın içinin doldurulması ayrı bir konu olmakla birlikte en azından gelecek tasarımı, tasavvuru olarak etik ve estetik kaygıların korunması beklenirdi.

İktidarın seçkinleri değişti ancak “seçkinler iktidarı” belli alanlarda iktidarını sürdürüyor.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

GÜNCEL Haberleri

Tümü

12 Dev Adam, Dünya Kupasında

A Milli Erkek Basketbol Takımı, FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Tur J Grubu’ndaki...

22 saat önce

Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi faaliyete başladı.

Yeni sistemle kaza sonrası hasar ihbarları tek numara üzerinden yapılabilecek, vatandaşları...

1 gün önce

Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları bugün başladı.

Mevcut kaydı bulunan ve arazi bilgilerinde değişiklik olmayan çiftçiler işlemlerini e-Devlet...

1 gün önce

135 Alo Adalet” hattı bugün itibarıyla hizmete girdi.

İlk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde uygulanacak sistemle, 5 yılı aşan dava ve...

1 gün önce

Dürzilere çağrı: Krizin çözümü için çalışalım

Kendini fesheden SDG/YPG'nin yöneticilerinden Mahmud Habib, Suriye hükümeti ile ülkenin...

6 gün önce

DASK ta yeni değişiklik

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) tavsiye kararı üzerine zorunlu deprem sigortasında (DASK) ev...

6 gün önce

AİHM, Osman Kavala kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala...

7 gün önce

Kırmızı bültenle aranan isimler Türkiye'ye getirildi.

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan...

7 gün önce

Cem Küçük soruşturmasında 3 yakalama kararı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Cem Küçük soruşturması kapsamında, İsmail Çanak,...

7 gün önce

Kuriş soruşturmasında 3. dalga

Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürütülen 3. dalga operasyon kapsamında 54 şüpheli hakkında...

7 gün önce

Netanyahu Hakkında Kırmızı Bülten Talep Edildi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud...

11 gün önce

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’un açıklamasıyla...

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS yükseköğretim programları merkezi yerleştirme...

15 gün önce