BORSA
BIST 100 14.562,05 %0,54
Altın 6.883,26 ₺/gr %0,37
Bitcoin $78.471 %0,51
Dolar 48,27 ₺ %0,05
Euro 56,00 ₺ %0,14
Sterlin 65,41 ₺ %0,03
Gümüş 104,01 ₺/gr %1,00
Ethereum $2.446,23 %0,43
İsviçre Frangı 59,69 ₺ %0,11
Kanada Doları 34,73 ₺ %0,11
Avustralya Doları 34,56 ₺ %0,02
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,86 ₺ %0,05
BAE Dirhemi 13,15 ₺ %0,06
Rus Rublesi 0,56 ₺ %0,27
Çin Yuanı 7,18 ₺ %0,21
İSTANBUL 28°C 6.883,26 ₺/gr 48,27 ₺ 56,00 ₺
Anasayfa GÜNCEL ORADA BİR APARTMAN VE İÇİNDE ÂKİF VARDI
fatihaktuel

ORADA BİR APARTMAN VE İÇİNDE ÂKİF VARDI

İstanbulda, İstanbullu olmayanların da tanıdığı veya duyduğu bir İstikll caddesi vardır ve orada bir de Mısır Apartmanı. Bu apartman, 1910 yılından bu yana nelere şahit olmamıştır ki? Mesel; Mustafa

· 7 dk okuma · 100 okunma
0Yorumlar
ORADA BİR APARTMAN VE İÇİNDE ÂKİF VARDI

   Ve bu binada bir yıldan fazla oturan bir İsrailli vardı: Adı, Reuven Shiloahtı. O, İsrail Dışişleri Bakanlığında görevli bir memurdu, ama İsrailin dış güvenlik konseptini, ülkenin kurucusu Ben Gurionla beraber hazırlamıştı. O, bu apartmanın üçüncü katında otururken, Mossadın da temellerini atmıştı. O, Ben Gurion ile Başbakan Adnan Menderesin, 1958 yılında yaptıkları ünlü gizli görüşmenin mimarlığını, birçok ülke liderlerinin, İsrailli yetkililerle görüşmesini buradan yönetmişti.  İşte böyle bir apartmandı Mısır Apartmanı. 
   Ve işte bu apartmanda, takvimler 1936 yılının 27 Aralık gününü gösterirken, onurlu, dik duruşlu, mütefekkir, şerefli şair MEHMET ÂKİF, ruhunu Rahmet-i Rahmana sessiz sedasız teslim edivermişti. Ruhu şad olsun. Mekânı cennet olsun… 
    BAHÇEMİZ NEREDE VE NASIL  
    Her karış toprağı şüheda kanlarıyla yoğrulmuş bu aziz vatanımız, Âkifin özlemini çektiği bahçemizdi. Bu dünyada herkesin bir bahçesi vardı. Bizim bahçemiz de burasıydı. 
    Emperyalizm, başkasına ait bahçeleri çöle döndürüyordu. Ya da başka bahçelere girince orayı kendi zevkine uygun bahçeler haline dönüştürüyordu. Meselâ, bir İNGİLİZ, bir de FRANSIZ bahçesi vardı. İngiliz bahçesindeki bitkiler tamamen doğaldı; yani İngiliz, girdiği ülkenin inanç ve kültürüne hiç dokunmuyordu, ama Fransız Bahçesi öyle değildi. Fransız yöntemiyle oluşturulan bahçe, elindeki biçme makinasıyla, beğenmediği her bitkiyi, her fidanı doğrayıp geçen katil ve acımasız bir bahçıvanın oluşturduğu bahçe gibiydi. 

  Küresel emperyal güçler bu yöntemle, işgal ettiği coğrafyanın, kültürel kaynaklarını, medeniyet havzalarını, tek tek biçip doğruyor ve sonra da çölleşmeye terk ediyordu. Meselâ;  Afganistan, Mısır, Irak, Suriye ve benzeri İslam coğrafyalarında bahçeler, bu yöntemlerle çölleştiriliyordu.  
 Onların çölleştirme faaliyetlerine karşılık, Âkifimizin de bir bahçe formülü vardı. 
 Ona göre, bizim bahçenin fidanları, emperyalizmin bahçelerinde yetişmiş olmamalıydı. Oralarda yetişmiş olsa da, kendi inanç ve kültür çeşmelerimizin sularıyla sulanmalıydı. 
  Ona göre, bizim bahçenin bitki örtüsü, dış laboratuvarlarda genleriyle oynanmış GDOlu tohumlar olmamalıydı. Bizim bahçenin bitki örtüsü, kendi suyumuzla, kendi toprak ve güneşimizle beslenmeli ve yetiştirilmeliydi. 
  O, bunun kavgasını yıllar önce Tevfik Fikret ile yapmıştı. Akifimizin bahçesi, ASIMlarla bezenmişti. Fikretin bahçesi ise, Haluklarla. 
  Akifin bahçesi, havası, suyu ve bitki örtüsüyle tamamen yerli ve milli olan bir bahçeydi. Tevfikin ki ise, Batıya gidip, oralarda kilise suyu ile beslenip, tamamen o havaya adapte olan bir bahçe.
   BU GÜN SAĞ OLSAYDI 

  Merhum, bu gün yaşamış olsaydı herhalde şu ayeti okuduktan sonra aşağıdaki dizeleriyle tekrar tekrar haykırırdı bizlere: 
Birbirinize de girmeyin ki, maneviyatınız sarsılmasın, devletiniz gitmesin.  Sen! Ben! desin efrâd, aradan vahdeti kaldır;
Milletler için işte kıyâmet o zamandır.
Mâzilere in, mahşer-i edvârı bütün gez:
Kânûn-i İlâhî, göreceksin ki, değişmez: 
“Vahdetten eser yok bir avuç halkın içinde!
Post üstüne hem kavgaların hepsi nihâyet,
Hâlâ mı boğuşmak, bu ne gaflet, ne rezâlet!” (.....)
“Kaç yurda veda etmedik artık bu uğurda
Elverdi gidenler, acıyın eldeki yurda!”
 “ Girmeden bir millete tefrika düşman giremez,
 Toplu durdukça yürekler onu top sindiremez,” 
KÜRSÜLERDEN DE HAYKIRIRDI

Merhum, 1336 (M.1920) yılının Teşrinisanisinin 19unda bir Cuma günü Kastamonudaki Nasrullah Camiinde Milletimize hitaben tarihi bir konuşma yapmıştı.
    O, bu vaazında dünyaya nasıl bakmamız, nasıl bir toplum ve birey olmamız gerektiğini çok açık cümlelerle ve örneklerle dile getirmişti. Vaazından önce Âl-i İmran Suresinin 118. ayetini okumuş ve mealini vermişti:
 “Ey Müslümanlar! Bu ayette Cenabı Hak buyuruyor ki: “ Ey Müminler! Size ellerinden gelen fenalığı yapmaktan çekinmeyen, bu hususta hiçbir fırsatı kaçırmayan, dininize yabancı olan kimseleri kendinize mahremi esrar dost, arkadaş edinmeyiniz.
 Bunların, sureti haktan görünerek size güler yüz göstermelerine, hayrınızı ister gibi tavırlar takınmalarına asla kapılmayınız. Onların gece gündüz istedikleri, sizin felaketinizden, izmihlalinizden,/çökmenizden/ esaretinizden başka bir şey değildir. Baksanıza, size karşı kalplerinde besledikleri düşmanlık o kadar dehşetli ki bir türlü zapt edemiyorlar da, ağızlarından kaçırıveriyorlar. Hâlbuki yüreklerinde kök salmış olan husumeti, ağızlarından taşan ile mukayese etmek bile mümkün değildir. (Kalplerindeki düşmanlık) ağızlarından taşan düşmanlıktan daha fazladır ve daha şiddetlidir… 
    DÜNÜMÜZÜ HATIRLATIRDI YAŞASAYDI
 O güzel insan derdi ki:
“Biz Türkiye Müslümanları, dünyanın üç kıtasına hâkimdik. Ordularımız Viyana önlerinde gezerdi. Donanmalarımız Hint okyanusunda yüzerdi. Müslümanlık rabıtası, ırkı, iklimi, lisanı, âdetleri ve ahlâkı büsbütün başka olan birçok milletleri yek diğerine sımsıkı bağlamıştı; Boşnak, Slavlığını; Arnavut, Latinliğini;Pomak, Bulgarlığını…Velhasıl her kavim kendi kavmiyetini bir tarafa bırakarak İslâm camiası etrafında toplanmış, Kelimetullahı ilâ / Allah adını yüceltmek, yaymak/ için canını, kanını bütün varını güle güle, koşa koşa feda etmişti.
 Fakat sonraları aramıza Avrupalılar tarafından türlü türlü şekiller, türlü isimler altında ekilen tefrika,/ayrılık/ fitne ve fesat tohumları, bizim haberimiz bile olmadan filizlenmeye, dallanıp budaklanmaya başladı. O demin bahsettiğim rabıta /bağ/ gevşedi.”
Akifin sözleri üzerinde yeniden düşünelim mi? 
VEFA YOKUŞU DÜZLENDİ Mİ? 
Merhuma vefa borcumuzu bir nebze olsun ödeyebilmek için, ondan nakledilen vefa duygusuyla ilgili bir anekdotla yazımızı noktalayalım.
 Âkif, kızının nikâh merasimine, çok sevdiği dostu Bosnalı Ali Şevki Efendiyi dâvet etmişti. 
Yaşı hayli ilerlemiş olan Şevki Efendi, bu dâvete icabet etti, ama biraz gecikmeli gelebildi.
Mahcup bir halde gecikme sebebi olarak da, İstanbuldaki Vefâ Yokuşundan çıkarken sıkça soluklandığını gerekçe gösterdi. 
Merhûm Âkif, dostunun mazeretine sevgi dolu bir tebessümle karşılık verirken şu anlamlı cümlelerle cevap verdi:
“Hangi Vefâ Yokuşundan bahsediyorsun Hoca Efendi? 
Nesl-i âzır (şimdiki kuşak) o yokuşu çoktan düzledi bile…”
Gerçekten vefa yokuşu düzlendi mi dersiniz? Hayır, bizler onu seviyoruz, rahmet ve minnetle anıyoruz. Fatihalarımız, dualarımız onadır.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.... 

 

Mehmet Akif Ersoyun Anısına Yazarımız Şer,f Ali Minazın Köşe Yazısıyla Tekrar Selam Diyoruz.Yazı  için Tıklayınız



Yorumlar (1)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

GÜNCEL Haberleri

Tümü

Dürzilere çağrı: Krizin çözümü için çalışalım

Kendini fesheden SDG/YPG'nin yöneticilerinden Mahmud Habib, Suriye hükümeti ile ülkenin...

4 gün önce

DASK ta yeni değişiklik

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) tavsiye kararı üzerine zorunlu deprem sigortasında (DASK) ev...

5 gün önce

AİHM, Osman Kavala kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala...

6 gün önce

Kırmızı bültenle aranan isimler Türkiye'ye getirildi.

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan...

6 gün önce

Cem Küçük soruşturmasında 3 yakalama kararı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Cem Küçük soruşturması kapsamında, İsmail Çanak,...

6 gün önce

Kuriş soruşturmasında 3. dalga

Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürütülen 3. dalga operasyon kapsamında 54 şüpheli hakkında...

6 gün önce

Netanyahu Hakkında Kırmızı Bülten Talep Edildi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud...

9 gün önce

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’un açıklamasıyla...

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS yükseköğretim programları merkezi yerleştirme...

13 gün önce

Yeni kurul resmen faaliyete geçti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurulun 24 Ağustos’ta yapması planlanan ilk...

13 gün önce

Yalova'da Eğitim Uçağı Düştü

Kaza sonrası MSB'den yapılan açıklamada, "Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız, eğitim...

18 gün önce

12. Yargı Paketi Resmi Gazete'de yayımlandı

Yürülüğe giren kanunla birlikte dolandırıcılık suçlarına yönelik cezalarda indirime gidilmesini...

1 ay önce

Muğlada yangın tehlike sınırına dayandı

Seydikemer  ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında tarım arazisinde başlayan yangın, bölgede...

1 ay önce