BORSA
BIST 100 14.251,29 %1,22
Altın 6.022,87 ₺/gr %1,93
Bitcoin $64.087 %1,31
Dolar 47,18 ₺ %0,15
Euro 54,16 ₺ %0,13
Sterlin 63,84 ₺ %0,22
Gümüş 84,14 ₺/gr %3,77
Ethereum $1.871,27 %2,68
İsviçre Frangı 58,37 ₺ %0,22
Kanada Doları 33,61 ₺ %0,15
Avustralya Doları 33,02 ₺ %0,03
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,53 ₺ %0,00
BAE Dirhemi 12,85 ₺ %0,15
Rus Rublesi 0,60 ₺ %0,72
Çin Yuanı 6,97 ₺ %0,08
İSTANBUL 29°C 6.022,87 ₺/gr 47,18 ₺ 54,16 ₺
Anasayfa GÜNCEL Şiiliğin merkezinde yükselen değer: Selefilik!
fatihaktuel

Şiiliğin merkezinde yükselen değer: Selefilik!

timeturk özel çeviri:Gün geçtikçe daha çok İranlı ın Şii inanç köklerine bağlılığından hayal kırıklığı duyarak Selefileşmesi, rejime yönelik açık bir tehdit.

· 9 dk okuma · 47 okunma
0Yorumlar
Şiiliğin merkezinde yükselen değer: Selefilik!

İran, ABD ve müttefiklerini sürekli olarak Ortadoğuda Sünni ve Şii Müslümanlar arasındaki tansiyonu yükseltmek üzere provakasyonlar yapmakla suçluyor. Bu suçlamalar arasında Batı ın, Fars dilinde yayın yapan ve yegane amacı mezhepsel bir çatışmanın fitilini ateşlemek olan uydu kanallarını finanse ettiği fikri de var. Tahran yönetiminin paranoya düzeyine varan iddiaları bir yana, İslam Cumhuriyeti in içerisinde ve dışarısında bulunan birçok yayıncının bir uydu kanalı savaşına tutuştuğu da bir gerçek. Ve bunların çeşitli propaganda bombardımanları da İranda yeni bir olguya işaret ediyor: İran Selefiliğinin yükselişi... Sünni İslamın bu farklı ve tutucu yorumlanış tarzının Şii yönetimindeki İranda kök salmaya başlaması, rejimin seçkinci ve geleneksel Şii merciilerinde endişeleri artırmış vaziyette.

İRANLILAR SELEFİLİĞİ KEŞFETTİ

20. yüzyılın başlarından beri, Selefilik Avrupadan Endonezyaya tüm Müslüman topluluklar arasında yayılıyor. Şimdiye kadar çok az kişi, Sünni ve Şii İslam arasındaki tarihten gelen düşmanlığın had safhada olduğu bir İranda Selefiliğin ilgi çekeceğine ihtimal vermişti. Selefiliğin ilk izleri ülkeye 1979 devriminden önce girmiş olmasına rağmen, 30 yıldan uzun süredir hüküm süren Şii rejimin propagandalarının ardından oldukça yakın bir zamana kadar Selefilik halk arasında ilgi bulamadı. Fakat günümüzde Selefilik, Kürdistan ve Belucistan gibi Sünni bölgelerde ve ağırlıklı olarak Şii nüfusa sahip Tahran ve İsfahan gibi şehirlerde de çok sayıda takipçiye sahip. İran rejimi, dini çoğulculuğun artışını genel olarak kendisine yönelik bir güvenlik tehdidi olarak görüyor. Fakat Selefilik gibi rejimin resmi dinini dindışı (kafir) olarak gören bir inanış rejim için çok daha ciddi sorunlar teşkil ediyor. Örneğin, Bahailik de İran Şiiliğine yönelik bir tehdit olarak görülmesine rağmen bu inancın yapısı Selefiliğe oranla uyum sağlamaya daha yatkın bulunuyor. İrandaki Bahailer daha organize, daha merkezileşmiş ve apolitik haldeler. Bu da onları gözetim altında tutmayı kolaylaştırıyor ve onların doğrudan bir tehdit oluşturma ihtimallerini azaltıyor. Selefiler ülke içerisinde dağılmış durumdalar ve farklı çeşitlerde siyasi-dini birçok organizasyon aracılığıyla temsil ediliyorlar. Daha önemlisi bazı Sünni bölgelerinde en azından rejimi halk önünde eleştirmek, rejimin dini meşruiyetini sorgulamak ve rejimi Sünnilere ayrımcılık yapmakla suçlamak gibi konularda siyasi açıdan aktif hale gelmeye başladılar.

DEVRİM ÖNCESİ KÖKLER

1950lerden beri -genel anlamda, Müslüman Kardeşler ideolojisi de dahil olmak üzere- Selefilik ülkeye Doğu ve Batıdan giriş yaptı. İkinci Dünya Savaşı dan sonra İranlı dini yazar ve tercüman Seyyid Gulam Rıza Saidi (1895-1990) Hindistana bir seyahatte bulundu ve uluslararası Müslüman toplumu ile eliti hakkında kapsamlı bilgi edindi. İrana döndüğünde, Cemaat-i İslami Pakistanın ideoloğu ve Selefi düşüncenin önde gelen isimlerinden Ebul Ala el-Mevdudi in ve Muhammed İkbal gibi diğer Müslüman düşünürlerin eserlerini çevirmeye başladı. Üretken bir yazar olan Saidi, İranlı okuyuculara Hindistan Müslümanlarının endişelerini ve yeni bir ülkeyi -Pakistanı-  kurma yolundaki çabalarını aktarmada çok önemli bir rol oynadı. Eserleri İranın dini dünyasına yeni bir pencere açtı, mevcut dini merciiler nedeniyle uğradıkları hayal kırıklıklarını hafifletmek için İslam üzerine yeni fikirler aramakta olan ve bilhassa o yıllarda İranın entelektüel dünyasını ele geçirmekteki Komünizm dalgası gibi ideolojik tehditlerle yüzleşen İran gençliğini derinden etkiledi.

Bu sırada, İranlı devrim öncesi diğer düşünürler de, Müslüman Kardeşlerin Selefi düşüncesini ülkeye tanıttı. 1940ların sonunda, din adamı Navab Safevi, Müslüman Kardeşler ile ilişki kuran ilk İranlı İslamcı grup olan Fedayan-i İslamı kurdu. Ve fikir adamı Seyyid Kutubun eserleri de dahil olmak üzere Müslüman Kardeşler hareketine ait birçok eseri Farsçaya tercüme etti. Öne çıkan başka bir din adamı, Seyyid Hadi Hüsrevşahi (d. 1938), Müslüman Kardeşlere ait eserlere ek olarak Cezayirli, Tunuslu ve Filistinli birçok İslamcı düşünürün eserlerini tercüme etti. Bu ve diğer tercümanlar aslında İran halkının dikkatini İran dışındaki Müslümanların meselelerine de çekmek isteyen siyasi aktivistlerdi. Örnek verecek olursak, yeniden ürettikleri İslami çalışmalar sonunda İran için yeni bir  siyasi mesele doğdu: Filistin meselesi...

Bu tercümeler her ne kadar İran halkını Şah Muhammed Rıza Pehleviye ve Batı emperyalizmine karşı harekete geçirme amacını taşıyan ideolojik çabalar olsa da, Selefilik bazı düşünürleri Şii inancındaki atıl inanışlara karşı savaşmaya yönlendirdi. Haydar Ali Kalemderan (1913-1989) bu gibi yazılardan büyük ölçüde etkilenmiş ve Şiiliği çeşitli namazlardan, Şii İmamlara ve onların torunlarına ait türbelere yönelik hac ziyaretleri gibi ritüellerden ve Şii İmamların doğaüstü güç ve bilgiye sahip olduğu gibi inanışlardan temizlemeye çalışmıştı. Kumdaki Şii mollalar tarafından motive edilen bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra geri kalan hayatının tamamını yalnızlık ve yoksulluk içerisinde sürdürdü. Siyasi bir aktivist olmamasına rağmen, görüşleri ilerleyen yıllarda İslam Cumhuriyeti tarafından tesis edilen dini yönetimin meşruiyetinin reddedilmesi gibi siyasi konularda etkinlik kazandı. Şii atıl inançlarını eleştiren o ve Muhammed Hasan Şeriat Senglaci (1855-1943), Seyyid Ebul-Fazl Burkey (1909-1992) gibi diğer kimseler de İslami naslara dayanan Selefi fikirden, özellikle Selefiliğin Allahın birliğine yönelik yorumlarından etkilendiler.

SİYASİ BİR REAKSİYON OLARAK SELEFİLİK

Ayetullahların ayrıcalıklı yönetimini meşrulaştıran, İslam hukukunu çıkarılacak kanunların ana kaynağı yapan ve bu hukuku hayatın her alanına empoze eden İslam Cumhuriyeti nedeniyle birçok genç ve diğer İranlı Şii inanıştan uzaklaştı ve ateizm, septisizm, Sufilik, Sünni İslam, Bahailik, Evanjelik Hrıstiyanlık, Zerdüştlük, Budizm gibi dinleri ve New Age ile mistik Latin Amerika inanışı gibi akımları benimsedi. İran İstihbarat Bakanlığı ın Dinler ve Mezhepler Bürosu da dahil olmak üzere rejime bağlı çeşitli kuruluşlar, bu gibi azınlıkları izliyor ve onların din değiştirtme çabalarına karşı mücadele ediyor. Resmiyette Şii olan Sufi cemaatler dahi sürekli bir baskı altında.

Bu şartlar altında Selefilik; internet, sosyal medya ve uydu telefonları aracılığıyla ülkenin dört bir yanında hızla yayılıyor. Buna ek olarak, illegal birçok organizasyon genç gönüllüler için eğitim kursları düzenliyor ve İranlı Selefileri, Suudi Arabistan ve başka yerlerdeki Arap Selefilerle tanıştırmak üzere değişim programları yürütüyor. Bu, rejimin Tahran ya da başka bir büyük şehirde Sünni Müslümanların cami inşa etmesine izin vermeyişinin sebeplerinden biri. Bu iznin verilmemesi, Selefilerin bu camilerde İslam Cumhuriyeti in ideolojisi nedeniyle hayal kırıklığına uğramış Şii gençleri kendi saflarına çekmesi ile yakından alakalı.

UYDU SAVAŞI

İranda iki farklı Şii akımı mevcut. Rejimin resmi inanışı ve kendisini daha çok Sünni karşıtlığıyla tanımlayan aşırı bir akım. Rejim genellikle Sünniler ve Şiiler arasında tansiyonun yükselmesini reddedip dış politika ve diğer meselelerde Pan İslamist bir yaklaşımı savunurken, gulat veya velais olarak da isimlendirilen aşırıcı Şiiler Hz. Ali in hakkını gasbettiklerine inandıkları ilk üç Sünni halifeye yönelik düşmanca tavırlarını gizlemiyorlar. Bu aşırıcı kesim Molla otoriteleri tarafından da destekleniyor. Aşırıcı kesimin Sünni karşıtı propagandası, İran rejiminin ülke içinde ve Müslüman dünyanın geri kalanında ciddi sorunlar yaşamasına neden oluyor.

Son yıllarda gulat denilen bu kesim propagandalarını yayma, Selefiler ile Şiiler arasında sanal bir savaşın fitilini ateşleme ve bu savaşı tırmandırma hususunda uydu kanallarından faydalanıyor. Bugünlerde Selefiler, Medine ve Dubai merkezli ve muhtemelen Suudi Arabistan tarafından fonlanan Global Kalamah Network ile Londra ve Basra Körfezi merkezli Wesal Farsi gibi Farsça yayın yapan uydu kanallarını, Safevi devleti olarak andıkları İslam Cumhuriyeti ve onun Şii ideolojisiyle savaşmak için kullanıyor. Bu tür uydu kanalları dini içerikli programlar yayınlıyor, İrandan telefon görüşmeleri alıyor ve el Kevser TV, programları Afgan bir Molla tarafından sunulan Küresel ehl-i Beyt TV, İmam Hüseyin TV ve Körfez Şiileri arasında mühim bir etkinliğe sahip Şirazi molla ailesi tarafından desteklenen Virginia merkezli Selam TV gibi Şiilere ait uydu kanallarıyla tartışmalara giriyor.

Selefiler ve Müslüman Kardeşler aynı zamanda, bazıları Cemaat-i Davet ve Islah-i İran gibi gruplara bağlı çeşitli internet siteleri aracılığıyla bir propaganda savaşı vermeye devam ediyor. Öte yandan Şiiler de Selefiler ile mücadele etmek için kendilerine ait düzinelerce internet sitesine sahip. Aynı zamanda iki taraf da sosyal medyada oldukça aktif.

SONUÇ



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

GÜNCEL Haberleri

Tümü

Zorunlu Trafik Sigortası Primleri Açıklandı

Temmuz 2026 döneminde geçerli olacak zorunlu trafik sigortası primlerini açıkladı. Primler yüzde...

14 gün önce

Münfesih terör örgütü PKK

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili Meclis'te görüşülecek yasaya son hali veriliyor. Haberler.com...

14 gün önce

NATO Zirvesi Öncesi Olağanüstü Güvenlik Tedbirleri...

Ankara, 36'ncı NATO Liderler Zirvesi öncesinde geniş güvenlik önlemleriyle alarma geçti. Zirve...

17 gün önce

Tamar Tanrıyar gözaltına alındı

"Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından hakkında...

17 gün önce

18 milyon öğrenci için tatil e girdi

LGS VE YKS SONUÇLARI NE ZAMAN?

20 gün önce

Suç örgütlerine 81 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Gürlek: Operasyonların, organize suç örgütlerine karşı yürütülen tavizsiz mücadelenin bir...

20 gün önce

A Mili Takımımız Şampiyonaya 3 Puanla Veda Etti

LOS ANGELES (AA) - 2026 Dünya Kupası D Grubu üçüncü ve son maçında ABD'yi 3-2 mağlup etti ve...

20 gün önce

Türkiye'nin Fay Haritası Değişti

Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, güncellenen diri fay haritasına ilişkin, "485 fay 700'e çıktı...

22 gün önce

Emeklilik için yüksek maaş yolu resmen açıldı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, farklı sigorta statülerinde (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) hizmeti...

22 gün önce

Türkiye’ye göç yüzde yirmi beş arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu , 2025 yılı uluslararası göç istatistiklerini açıkladı. Verilere göre,...

22 gün önce

Adalar Belediyesi ne rüşvet soruşturması operasyonu

 İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat dahil 41...

27 gün önce

MİLLİ TARİH PLATFORMU’NDAN ANLAMLI SEZON FİNALİ

Milli Tarih Platformu, her ay geleneksel olarak düzenlediği konferans serisinin dönem finalini,...

28 gün önce