BORSA
BIST 100 14.641,56 %0,45
Altın 6.908,74 ₺/gr %3,01
Bitcoin $77.528 %2,88
Dolar 48,25 ₺ %0,18
Euro 55,96 ₺ %0,49
Sterlin 65,42 ₺ %0,31
Gümüş 102,97 ₺/gr %4,01
Ethereum $2.435,45 %2,21
İsviçre Frangı 59,64 ₺ %0,45
Kanada Doları 34,70 ₺ %0,18
Avustralya Doları 34,57 ₺ %0,23
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,85 ₺ %0,39
BAE Dirhemi 13,14 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,56 ₺ %0,40
Çin Yuanı 7,17 ₺ %0,01
İSTANBUL 22°C 6.908,74 ₺/gr 48,25 ₺ 55,96 ₺
Anasayfa GÜNCEL TGC öldürülen 64 gazeteciyi andı
fatihaktuel

TGC öldürülen 64 gazeteciyi andı

TGC Basın Müzesinde düzenlenen Öldürülen Gazeteciler  başlıklı anma toplantısının moderatörlüğünü TGC Başkanı Turgay Olcayto yaptı.  Olcaytonun açılış konuşmasında  şunları söyledi: Tü

· 7 dk okuma · 124 okunma
0Yorumlar
TGC öldürülen 64 gazeteciyi andı

TGC Basın Müzesinde düzenlenen Öldürülen Gazeteciler  başlıklı anma toplantısının moderatörlüğünü TGC Başkanı Turgay Olcayto yaptı.  Olcaytonun açılış konuşmasında  şunları söyledi:

Türkiyede uzun süredir gazetecilik mesleği, yoğun bir baskı altında. Türkiye tarihinde sosyal medya üzerindeki en kapsamlı erişim engelleme kararı sonucunda Twitter, Facebook ve Youtubea erişim engellendi. Twitter hesaplarına el konuldu. İnternet toplumun habere ve bilgiye ulaşmasında önemli bir rol oynuyor. Sosyal medyaya erişime engellenmesi, Halkın bilgi edinmesi engelliyor. Önümüzde seçim var. Seçim öncesi ne olur, ne biter diye herkesin kafası karışık. Yandaş gazetelerin başlıklarına baktığınızda, inanılmaz başlıklar, yalanlar var. Halkı tahrik eden bu başlıkları nasıl buluyorlar? Biz her zaman birlik ve beraberliği vurguluyoruz. Ancak her gün nefret tohumları ekiliyor. Böyle bir ortamdayız.

NUH KÖKLÜ SON BASIN ŞEHİDİMİZ LİSTESİNE EKLEYECEĞİZ

İstanbul Kadıköyde Şubat ayında kar topu oynarken dükkanının camını kırdığını gerekçe gösterilerek esnaf tarafından bıçaklanarak öldürülen Nuh Köklü, gazeteci arkadaşımızdı. Öldürülen Gazeteciler Listesine onun da adını ekleme kararı aldık. Nuh Köklüyü son basın şehidi olarak ekleyeceğiz.

ORHAN ERİNÇ: ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER LİSTESİ TİTİZ BİR ÇALIŞMAYLA HAZIRLANDI

Toplantıya önceki Başkan Orhan Erinç,  TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, avukat Bahri Belen, Toplumsal Bellek Platformu adına Dr. Canan Kaftancıoğlu konuşmacı olarak katıldı.

TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç, şunları dile getirdi:

Öldürülen Gazeteciler listesi, adli kaynaklar dikkate alınarak yapılan titiz bir çalışma sonucunda     oluşturuldu.  İlk basın şehidimiz Hasan Fehmi Efendi, 1909 yılında öldürüldü. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdi İpekçi, 1979 yılında öldürüldü. Abdi İpekçi, öldürülen 16. Gazeteci olduğuna göre; 70 yılda 16 gazetecinin öldürüldüğünü görüyoruz. Ama 1992de 14, 1993te 8 gazeteci öldürüldü. 2 yılda 22 gazeteci öldürüldü. Türkiyenin o zamanki durumunu anlamak için bu değerlendirmeyi yapmak gerekir diye düşünüyorum. Öldürülen gazetecilerle birlikte çalışan gazetecilerin nasıl sömürüldüğü de ortaya çıkıyor. Örneğin İzzet Keser, Cizrede öldürüldüğünde işsiz gazeteci olarak görülüyordu. Bu durum Sabah Gazetesinin kadrolu çalıştırmama geleneğinden kaynaklanıyordu. Öldürülen meslektaşlarımızın büyük bölümü, ‘faili meçhul düzeyinde kaldı. Son öldürülen meslektaşımız Bandırmada gazetecilik yapan İsmail Cihan Hayırsevenerdi. 2009da; 100 yıl sonra bir meslektaşımızı daha şehit verdik. Onları da burada saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ, TOPRAĞIMIZA YERLEŞMİŞ DURUMDA

TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, konuşmasında şu bilgileri verdi:

Julian Koschwitz, tüm dünyada 1992den bugüne ölen gazetecilerin anısına On Journalism (Gazetecilik üzerine) adında iki parçalı bir sanat projesi hazırlamış. Çalışmanın birinci bölümü olan Newsta (Haberler), belirli ülkelerin haberleri, basın özgürlüğü ile ülkedeki gazetecilerin durumuna göre görsel olarak karalanıyor, bozuluyor.  Resim ne kadar bozuksa, o ülkede son 20 yıl içinde gazetecilerin durumu o kadar kötüleşmiş demek oluyor. Koschwitz,Committee to Protect Journalists‘ten (Gazetecileri Koruma Komitesi) aldığı verilere dayanarak isimleri, alıntıları, görselleri ve infografikleri bir araya getirerek gazetecilerin son 20 yıllık kaderinin bir resmini çiziyor. Aslında 5N1K sorusunu sorduğumuzda ortaya bir tablo çıkıyor. Gazetecileri kim öldürdü, ne zaman, nerede öldürdü, neden öldürdü? Bir gazeteci neden öldürülür? Bu soruya çeşitli cevaplar verilir. Gazeteci, mevcut sistemi tehdit ettiği için, öteki olduğu için, rahatlıkla yok edilebilir. Gazeteci, sistemi tehdit eden kişi olarak görülüp ortadan kaldırılıyor. Sonuçta ortak kavram çıkıyor. Cezasızlık. Cezasızlık kültürü, toprağımıza yerleşmiş durumda. Türkiyede kim iktidara gelirse gelsin, hiçbir şey değişmiyor. Cezasızlık, bayrak yarışı gibi. Cezasızlık bayrağını devralan öncekinden daha fazla sahip çıkıyor bu sisteme. Gazetecilerin öldürülmesi, bir demokrasi, insan hakları problemidir. Bu problem devam ediyor. İktidara gelenin derdi demokrasileşmek değil, iktidarını korumak olarak karşımıza çıkıyor. İktidarını tehdit eden kimseyi de bu sistemin dışına atmaktan da geri kalmıyor.

TOPLUM HESABINI SORMAK ZORUNDA

Toplumsal Bellek Platformu adına Dr. Canan Kaftancıoğlu, şunları dile getirdi:

Türkiyede gazetecilerin neden öldürüldüğünü,  5N1K sorusunu toplumun geneli kendine sormalı. Toplum, hafızasızlaştırılıyor. Her gün ölümlerin olduğu, olayların olduğu bir ülkede, yaptığımız etkinliklerle topluma öldürülen gazetecileri, aydınları hatırlatmak istiyoruz. Ölümlerden sonra yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek istiyoruz. Bakın 60 yıl önce işlenmiş bir cinayetle, 10 yıl önce işlenmiş bir cinayetin hukuki süreci aynı işlemiş. Hiçbir şey değişmemiş. Her ikisinde belgeler kaybolmuş, savcılar değişmiş. Süreç hiç değişmemiş. Mekanizma sistematik olarak devam ediyor. Bir yerden bu mekanizmaya çomak sokulması gerektiğini düşündük ve platform olarak bu tuğlaları çekelim istedim. Evet, biz acılarımızı kendimiz yaşarız ama;  gerçeklerin de ortaya çıkmasını istiyoruz.

TBMMye gittik. Dilekçeler verdik. Komisyon kurulsun istedik. Biz bunları söylerken AKP hükümeti dilekçelerin tamamını reddetti. Acaba bu failler neden ortaya çıkmıyor? Gerçekler korkutucu. Gerçeklere ulaşmak, kiminin çıkarına gelmiyor. Zaman zaman umutsuzluğa kapıldığım oluyor.

Umut insanda en son tükenen şey. Geçmişle yüzleştiğimiz, gerçeklerin ortaya çıktığı bir dünya umuduyla, öldürülen gazetecileri bir kez daha saygıyla anıyorum.

GAZETECİLER VE AVUKATLAR İNSAN HAKLARI HOPARLÖRÜDÜR

Avukat Bahri Belen, şunları dile getirdi:

Dünyanın her yerinde gazetecilere saldırı oldu.  Ama Türkiyede çok daha fazla oldu. Türkiyede gazetecilerle avukatlar arasında benzerlikler görüyorum. Avukat ve gazetecileri; Türkiyedeki insan hakları mücadelesinin hoparlörü olarak görüyorum.  Gazeteciler ve avukatlar, bu ülkedeki,  insan hakları kobaylarıdır. Öldürülen gazetecilere, sendikacılara, aydınlara baktığımızda, muhalif olan kişiler olduğunu görüyoruz. Hangi hükümet gelirse gelsin, hangi yargı gelirse gelsin; cinayetler aydınlatılamıyor. Gazeteciler, toplumu aydınlatırlar. Siyasi cinayetler, bireyin ve toplumun gelişmesini engelliyor.  

Bu cinayetlerin aydınlatılmamasının nedeni, devletin içinde görülen ya da  görülmeyen bağlantıların olmasından kaynaklanıyor. Gazeteci cinayetleri, gazetelere yönelik baskıları; doğrudan demokrasi, doğrudan insan haklarıyla doğrudan özgürlüklerle bağlantılı görmek gerekir. Gazetecilerle avukatlar arasında benzerlikler görüyorum.

Birçok avukat arkadaşım yapılan hukuksuzluklara karşı gerçekten çok emek veriyor. Canla başla birçok tehlikeyi göze alarak bu amaçla bu niyetle bu mücadele yapılıyor. Hrant Dink Davasıyla ilgili belli bir mesafe alındı. Elimizden gelen mücadeleyi yapıyoruz. Aydınlarımızla, aydınlarımızın yakınlarıyla, çabalarıyla mücadele ediyoruz. Hrant Dink cinayetine kadar ben bu devletin katilleri yakalamak istemediğini düşünürdüm. Hrant Dink cinayetiyle  devletin cinayetten önce de cinayetin kolaylaştırılmasını sağladığını gördüm.

DHA



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

GÜNCEL Haberleri

Tümü

Dürzilere çağrı: Krizin çözümü için çalışalım

Kendini fesheden SDG/YPG'nin yöneticilerinden Mahmud Habib, Suriye hükümeti ile ülkenin...

2 gün önce

DASK ta yeni değişiklik

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) tavsiye kararı üzerine zorunlu deprem sigortasında (DASK) ev...

2 gün önce

AİHM, Osman Kavala kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala...

3 gün önce

Kırmızı bültenle aranan isimler Türkiye'ye getirildi.

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan...

3 gün önce

Cem Küçük soruşturmasında 3 yakalama kararı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Cem Küçük soruşturması kapsamında, İsmail Çanak,...

3 gün önce

Kuriş soruşturmasında 3. dalga

Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürütülen 3. dalga operasyon kapsamında 54 şüpheli hakkında...

3 gün önce

Netanyahu Hakkında Kırmızı Bülten Talep Edildi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud...

7 gün önce

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’un açıklamasıyla...

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS yükseköğretim programları merkezi yerleştirme...

10 gün önce

Yeni kurul resmen faaliyete geçti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurulun 24 Ağustos’ta yapması planlanan ilk...

10 gün önce

Yalova'da Eğitim Uçağı Düştü

Kaza sonrası MSB'den yapılan açıklamada, "Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız, eğitim...

16 gün önce

12. Yargı Paketi Resmi Gazete'de yayımlandı

Yürülüğe giren kanunla birlikte dolandırıcılık suçlarına yönelik cezalarda indirime gidilmesini...

28 gün önce

Muğlada yangın tehlike sınırına dayandı

Seydikemer  ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında tarım arazisinde başlayan yangın, bölgede...

1 ay önce