01/11/2012
Değerli okurlarımız öncelikle hasbihal edebilme adına sizlere kendimi tanıtayım.1983 İstanbul Fatih doğumluyum. 30 yıldır da Fatihin çeşitli semtlerinde ikamet ettim. Aslen 1990 yılına kadar Mardin, daha sonra iller kanunu yasa tasarısı sonrasında Şırnak ili sınırlarına dahil olduk. Memleketimiz sınıra nail bir ilçe (Cizre) olması hasebiyle terör mağduru olduğu kadarda ordu mağduru olması,bir kısım zümre bizi potansiyel terörist, başka bir kısım zümre ise vatanımızı milletimizi sevdiğimiz için bizi satılmış görseler de bizler her iki zümreyi de çok seviyoruz.Sevmekle kalmayıp zat-ı muhteremlere doğruları payidar etmeyi yegane temellerimizden görüyoruz.Görüyoruz çünkü damdan düşenin halinden anlayabilmek için damdan düşmenin çok gereksinim taşıdığı bir çağdayız.tıpkı Almanya da gurbetçi Türkiye de Almancı yaftasıyla yaşayan halkımız misali...Tabi arada büyük bir fark var ki bizlere her zaman ideolojik bakılmıştır.
Bundan yıllar evvel elim bir süikast a kurban gitmeden bir sohbetine haiz olduğum rahmetli Musa Anter’in ohal döneminde hiçbir sebebi olmadan 2 gün boyunca türlü işkencelere maruz kaldığı bir gözaltı sonrasında emniyet amirinin yanına çağırıp;- sen kimsin ulan bir daha Kürtçe bir şarkıyı ıslık çaldığını duyarsam senin kemiklerini kırarım… diyerek başlayıp ta bitmek bilmeyen işkence anıları aklıma geldikçe tüylerim ürperir. Ne mutlu ki artık anılarda kaldı bu olaylar…
Son 10 yılda bırakın ıslık çalmayı, zamanın da aslını inkar eden sanatçılarımız bile albümlerine Kürtçe şarkılar ilave etmeye başladı. Tv kanallarımız radyo frekanslarımız gerek üniversitede gerekse orta öğretim düzeyine kadar seçmeli ders olarak hayatımıza girdi.Sözün özü o dur ki bir kürt ile bir teröristin arasında dağlar kadar olmasa bile bir farkın olduğunu son 10 yılda çok iyi anlamış bir ülke haline geldik.Tabi bu durumdan memnun olmayan toplulukların süreci baltalamak adına türlü oyunlarla halkımızı galeyana getirip tavşana kaç tazıya tut taktiği ile bizleri birbirimize düşürme gayretindeler.Bizler bu zihniyeti bile seviyoruz diyerek sözlerime son veriyorum inşallah güncel konularla dolu yazılarımla yüreğinize hitap edebilmeyi niyaz ederim.barış ve kardeşlik dileklerimle…
01/11/2012
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.




