BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Hüseyin Demir

Hüseyin Demir

09.04.2026 13:15 Hüseyin Demir 5
Hüseyin Demir

 

 

Hüseyin Demir

 

Hüseyin Demir

 

Bu sene iki bayramı birden yaşıyoruz: Kurban bayramı ve hemen akabinde Cumhuriyet Bayramı.

 

Cumhuriyet bayramları geçmişten günümüze 88 yıl boyunca Ankara’da hep aynı törenlerle, halkın katılımıyla hipodromda veya başka mekanlarda devlet töreniyle kutlanmıştır.

 

Bu sene ilk kez CHP alternatif Cumhuriyet törenleri düzenleyeceklerini açıkladı. Bayramlar toplumu bir araya getirme, bütünleştirme amacına yönelik güzel günlerdir. Muhalefetin bu davranışı toplumu bölme, ayrıştırma anlayışı olarak görülmez mi? Hatta Provokasyon ve kaos çıkarma olarak da görülmez mi?.

 

Hükümetin      cumhuriyet bayramıyla ilgili her hangi bir yasaklama vs. kararının olmamasına rağmen, 88 yıldır bayramlar nasıl kutlanıyorsa 89. yılında da aynı şekilde kutlamaya devam edilmesi gerekirken, CHP’nin bu muhalefet anlayışı, muhalefeti, her şeye muhalif olmak şeklinde anladığını göstermektedir.

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı marifetiyle kendilerini başka bir yerde göstermeye çalışan CHP’in bu tavrı, Cumhuriyet istismarı değil midir? Güzel Türkiye’mizin güzel  insanlarını, değerleri ve kutsalları üzerinden ayrıştırmak değil de nedir?

Muhalefet, parlamenter sistemlerin vazgeçilmezidir. CHP tek parti döneminden sonra hep muhalefette kaldı. Ancak, muhalefetliğini  her şeye muhalif olarak yaptı ve de hiç değişmeden de devam etmektedir.

Oysa iktidarın yaptığı her şeye karşı olmak, sorumlu bir muhalefet anlayışı olamaz.

İktidarın ve doğru yapılan işlerin ve milletin menfaat ve faydasına olan yasaların destekçisi olmak, eksikleri varsa onların tamamlanmasına iyi niyetle katkı sunmak, yanlış ve hatada ısrar edilen durumlarda ise demokratik yol ve yöntemlerle onları düzeltmeye çalışmak halka karşı sorumlu bir muhalefet anlayışıdır.

Ülkemizde sorumlu bir muhalefet anlayışının yerleşememesin asıl sorumlusu ise bugünkü ana muhalefet partisidir.

CHP, her dönemde, kendisini rejimin tek sahibi ve koruyucusu olarak addetmiş ve öylece hareket etmiştir.

CHP’nin bu ideolojik yaklaşımlarına göre,  iktidarın her icraatı ve düzenlemesi, rejim için tehlikelidir ve engellenmelidir.

Hal böyle olunca CHP, kendi ideolojisini halka dayatmaktan ve buna karşı olanları ise çoğunluğuna bile bakmadan rejim düşmanı olarak yaftalayıp onlarla her türlü yol ve yöntemle mücadele edip ’yok etmek’ten asla imtina etmemektedir.

CHP’nin geçmişten günümüze icraatlarına baktığımızda, bu ülkede, milletin çoğunluğunun talep ettiği ve istediği ne kadar hak ve özgürlük varsa onlara muhalif, olumsuz anlayışını hep sürdüre gelmiştir. 

Milletin çoğunluğunun karşısında duran bir muhalefet anlayışıyla, CHP’nin zaman içerisinde ortaya çıkan bir kısım muhalefet icraatlarına şöyle bir bakalım:

“Medreselere, tekke ve zaviyelere, ezana, İHL’lere, okullarda din dersine,  üniversitelerde ve kamusal alanda başörtüsüne, TBMM’de başörtülü milletvekiline, cuma namazına giden cumhurbaşkanına, dindar subay ve astsubaylara, başbakanlıkta iftar yemeğine, Taksim’de, Kadıköy’de, Çankaya’da camiye, boğaz köprüsüne, ikinci köprüye, üçüncü köprüye, anadilde eğitime, kademeli eğitime ve sayılamayacak kadar çok,  milletin menfaatine olan projelere, % 50’de alsa çoğunluğun azınlığı yönetmesine karşı çıkmak."

Elbette Cumhuriyeti bu millet kurmuştur. T.B.M.M’inin arkasına "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." yazıldığı gün CUMHURİYETTİR.  Birinci meclis açıldığı gün Cumhuriyetin bu ülkede özünün yaşanmaya başladığı gündür. CHP’nin daha kurulmadığı bir dönemde, cumhuriyet ruhu, birinci meclisin arkasında vardı. Bu gün Cumhuriyeti biz kurduk diyenler, bu konuda sadece istismar yapmaktadırlar. Zira CHP’nin tabelasında halk var ama içinde halk yok.

CHP gerçekten halkın partisiyse, halkın iktidarına talipse, halka rağmen politika yapmaktan vazgeçmeli, hala milletin değerlerini inkar üzerinden sürdürdüğü politikalarını yeniden gözden geçirmeli, bu milletin menfaatine yönelik politikalar üretmelidir. İşte o zaman, belki iktidar olma şansını yakalayabilirler.

Selam ve dua ile.

Ekim, 2012

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu