BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Mustafa GÜL

KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ZİNA EDEN KADIN VE ERKEK HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK VURUN.' (NUR,24/2)

09.04.2026 13:15 Mustafa GÜL 7
KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ZİNA EDEN KADIN VE ERKEK HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK VURUN.' (NUR,24/2)

“ZİNA EDEN KADIN VE ERKEK HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK VURUN.” (Nur,24/2)

Hicri 5. yılda indiği kabul edilen başlıktaki ayet meali, nikâhsız cinsel ilişki anlamındaki zina suçuna verilen cezayı bildiriyor. Ayetin anlamı, açık  ve net. Kadın-erkek, evli veya bekâr bu suçu işleyenin cezası, usulüne uygun vurulan yüz değnektir. Fakat gelin görün ki bugün böyle anlaşılmıyor ve böyle uygulanmıyor.

 Sözüm bu çirkin eylemi suç bile kabul etmeyen, ahlaksızlıkta sınır tanımayan Batılılar değil. Onların meclislerinde erkekle erkeğin evliliği için bile yasalar çıkarılıyor. Sözüm, Avrupa Birliği sevdasına, zinayı suç olmaktan çıkaran benim şaşkın ülkem de değil. Kur’an’ın “zinaya yaklaşmayınız”1 emrine karşılık, kendini medeni ve ileri gören Batı ve peşine takılan Türkiye, zinaya iten her türlü yolu insanının önüne seriyor.

 Benim sözüm, İslam’ı, Kur’an’ı, şeriatı uyguluyorum diyen bazı ülkelere ve bu konuda yanlış yorum yapan bazı İslam bilginlerine. Çok seyrek de olsa medyada şok haber olarak veriliyor, okuyoruz ve izliyoruz: “Suudi Arabistan’da bir kadın recmedildi. İran’da zina yapan bir kadın ile bir erkek taşlanarak öldürüldü.” Çoğu konuda birbiriyle anlaşamayan bu iki ülke, maşallah bu yanlış uygulamada anlaşmışlar. Kur’an’ın “yüz değnek/sopa” dediği cezayı, “taşlayarak öldürme/recmetme” konusunda birleşmişler. Ve ne yazık ki dünyada ve ülkemizdeki bazı bilginler de “RECM” cezasını, evli erkek ve kadınlar için halen savunmaktalar.

 Tevrat’ın hükmü olan ve Hz. Muhammed’in (sav) de, Nur Suresi indirilmeden önce az da olsa uyguladığı bilinen bu cezanın, Hicri 5. yıldan itibaren kaldırıldığı halde, bu yanlış anlayışın uygulanıyor ve savunuluyor olması çok düşündürücüdür.

Çok şükür ki bu konuda Kur’an gerçeğini dile getiren âlimlerimiz var. Prof. Dr. Hayrettin Karaman: “Zina suçunun İslam hukukuna göre cezası, usulüne uygun olarak vurulan yüz sopadır. İslam âlimleri arasında (Muhammed Ebu Zehra ve Yusuf Kardavi gibi) recim cezasının değişmez bir ceza olmadığını veya Yahudi şeriatına ait olan bu cezayı İslam’ın kaldırdığını ve şeriat adına uygulamanın mümkün ve caiz olmadığını savunan önemli isimler vardır. Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine kullanılan ve insanları İslam’la korkutmaya yarayan bu cezayı savunmak uygun değildir.”2 diyor.

 Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır da, zina konusunu, Tevrat, İncil, Hadis ve Kur’an’da ayrıntılarıyla inceledikten sonra: “Sonuç olarak zina suçunun tek cezası 100 değnektir. Bu kadar açık delillerden sonra bunun aksi iddia edilemez. Zaten Allah’ın Elçisi şöyle demiştir: “İmkân buldukça şüphelerde had cezalarını düşürün.” Bu kadar açık delil varken şüpheli delile dayanarak recm cezası savunulamaz.”3 diyerek, doğru hükmü ortaya koyuyor.

 Zina suçuna verilen ceza Kur’an’da apaçık belli iken, çoğu âlimlerin görüşleri de ortada iken, bu yanlış uygulamaya niçin devam edilir? Bazı yanlış yorumlar niçin kitaplarda yazılı durur ve bazılarınca halen savunulur? Yoksa Allah’ın verdiği ceza (haşa) az mı görülür veya adil mi bulunmaz? Kur’an, zina için “sınırları aşmak”4 tabirini kullanır.  Peki, sopa yerine taşlayarak öldürme sınırları aşmak değil mi? Nur Suresinin indirildiğinden bu yana yaklaşık 1440 yıl geçtiği halde, Kur’an’ı anlamadaki ölçüsüzlüğü ortaya koymuyor mu?

 “Ülkenin ve dünyanın gündemi farklı iken bu konu nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Hayır, konu tam da bugünü yansıtıyor. SINIRLARI AŞMAK. ÖLÇÜYÜ KAÇIRMAK. Hak ararken, direniş gösterirken, gaz sıkarken, eleştiri yaparken… makul sınırlar içinde kalabiliyor muyuz? Ölçülü davranabiliyor muyuz?

 Kadın erkek ilişkilerindeki rezillik, çirkinlik, kepazelik, ahlaksızlık ve sınırsızlığın en uç noktaya ulaştığı ilerici(!) ve çağdaş(!)  batı karşısında, biz niçin Allah’ın vahyini doğru anlayıp, doğru yaşayıp, doğru uygulamıyoruz? Önce biz adam olalım ki, köhnemiş, batmış, bitmiş zavallı insanlığa da örnek olalım. Önce biz, Kitabımızı iyi anlayıp, yaşayıp, uygulayalım ki, sonra da onlara takdim edelim: “Ey insanlık gelin, bu Kitap hepimizin, kurtuluş burada!” diyelim.  

Unutmayalım “Allah sınırı aşanları sevmez.”5

 

Dipnot:

1)       İsra, 17/32.

2)       Doç. Dr. Zeki Bayraktar, Kur’an ve Sünnet, sf. 304.

3)       Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, sf. 294.

4)       Mü’minun, 23/7.

5)       Maide, 5/87.

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu