Merhum Âkif’in Mısır’ı
Sevgili Okuyucu, bu yazıma bir anekdotla başlamak istiyorum.
Merhum Mehmet Âkif, Mısır’da gezerken, işgalci İngilizlerin çok az bir askerle, 15 milyonluk ülkeye hâkim olduklarını görür ve hayret eder.
Mısır’ın sağduyulu bir insanı ile sohbet ederken bu hayretini dile getirir.
O kişi de, Akif’e şöyle cevap verir:
“Bir zamanlar, İngilizlerin ülkemizi bu kadar az bir askerle nasıl işgal ettiklerini ben de düşünmüştüm. İşgalci bir komutana:
“Osmanlı 40 -50 bin askerle gelse ne yaparsınız?” demiştim.
O komutan da, dedi ki:
“Mısır’ı terk ederiz. Halkına bırakıp gideriz. Yalnız şurasını unutma ki, Osmanlı buraya, değil 40- 50 bin askerle; 40- 50 askerle bile çıkarma yapamaz. Çünkü biz onların başına öyle tuzaklar kurmuşuzdur ki, kendi dertlerinden kurtulup, yakalarını, paçalarını toplamalarına fırsatları kalmaz. Memleketlerinde bitmez tükenmez meseleler çıkarırız. Böylece onlar birbirleriyle uğraşmaktan vakit bulamazlar ve bir kere olsun Mısır’a dönüp bakmaya vakit bulamazlar.”
Gelelim Eşekler Meselesine
Gerek litresi yüz liraya satılan sütüyle, gerekse salam sosis gibi et ürünlerine katılan etiyle(!) gündemimizi sık sık meşgul ediyor EŞEKLER.
Aslında dün de, bizim gündemimizden hiç düşmemişti onlar.
Meselâ; milli şairimiz Mehmet Âkif, Safahat’ında; Mevlana, Mesnevi’sinde; XV. Yüzyıl şairlerinden olan Şeyhî, “Harnâme”sinde bu hayvanı konu edinmişlerdi. Kur’an-ı Kerim’de de, kitapları okuyup, ezberleyen; ama onu hayata taşımayan bilginler, kitap yüklü eşeğe benzetilmişti. (62/5)
Dün olduğu gibi, son günlerde de, Mısır’ın gündemine girdi bu hayvanlar.
Neden Hep Gündemde
Çünkü bu hayvan, göründüğünden de masum ve sevecendir.
Ama bunun yanında talihsizdir de. Sesinin çirkinliğini, ara sıra attığı yersiz ve can yakıcı çiftelerini ve de inadını bir tarafa bırakırsak öyle fazla suçlanacak bir hayvan olmadığını görürüz onun.
Hatta zaman zaman düşünceli bakışlarıyla, ömür boyu bizleri sırtında taşımasıyla, hele hele sıpalık dönemindeki oyunları ve sevimliliği ile onun, ne hoş ve ne sevecen bir hayvan olduğuna çoğumuz şahit olmuşuzdur.
Nedendir bilmem, çoklarımız aslan olmaya özeniriz de, EŞŞEK olmaya özenmeyiz.
Bunun sebebi, onun bir anlamda inatçılığın ve başkalarının hizmetçisi olmanın simgesi olarak hafızalarımızda yer etmesi midir acaba?
Çoklarımız onun gibi olmak istemese de, içimizden birileri, bazı özelliklerini göz önüne alıp ona özenmişlerdir bile.
Meselâ; zavallı ve yoksul Afrika insanı, hayatına can ve kan veren suyu kuyulardan kırbalara doldurup evlerine bu hayvanla çok uzaklardan taşıdıkları için severler onu.
Meselâ; hafızasının güçlü ve tahammül gücünün yüksek olmasından dolayı ona gıpta edip cemiyet kuranlar da olmuştur.
Ne zaman, nerede mi?
1.Eylül 2005 tarihli Yeni Şafak’ın haberine göre, Kuzey Irak’ta “Eşek Hakları Cemiyeti,” "Eşek Partisi"ni resmen kurmuş. Cemiyetin, 10 bin üyesi varmış ve 20 yıldır Kuzey Irak’ta faaliyet gösteriyormuş. Parti merkezinin adı da “Ahır” olarak tanıtılmış.
1930 yılında ise, Mısır’da “Eşekler Cemiyeti (Cemiyyetu’l-Hamir)” kurulmuş.
Bu cemiyet, 1993’te, Hüsni Mübarek tarafından kapatılmış.
Ama Cunta döneminde yeniden kurulup faaliyetine başlamış.
Hatta 4 bin dolara yaptırdıkları gömlekli, kravatlı bir eşek heykelini de Mısır’a dikmişler.
Mısırlı milyonlar, Rabiatü’l- Adeviyye meydanında toplanadursunlar; “Eşekler Cemiyeti” nin elemanları, ülke yönetimini ele geçirme yönünde hayli mesafe kat etmişlerdir.
Tutuklu olan sabık ve sakıt Reisicumhur Mursi, açlık grevini sürdüredursun; Eşekler Cemiyeti, bunu kale bile almayıp bildiğini okumaktadır.
Üyeleri Kimler mi?
Eşekler Cemiyeti, ülkenin önde gelen fanatik, seküler insanlarını, Batı özentisi içinde olanları ve bu çizgideki sanatçıları, gazetecileri, yazarları bünyesinde toplamış.
Ayrıca cemiyetin önemli üyelerinden biri, Hikmetu’l-Himar (Eşeğin Hikmeti) adlı mizahi bir kitap da yazmış.
Cemiyette, aynen masonlardaki gibi derece sistemi uygulanırken, derecelendirmede yine eşeklerin sıfatları kullanılırmış.
Meselâ, yeni gelen bir üyeye “gemli eşek”,
Biraz kıdem kazanınca “berzaalı” yani “yunalı eşek”,
Şube başkanlarına “büyük eşek”,
Genel başkana da “En Büyük Eşek (el-Himaru’l-Ekber)” rütbesi verilirmiş.
Ve Önemli Bir Üye
Hani şu, adını sıkça duyduğumuz Muhammd el-Baradai var ya.
Hani, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanlığını İsveçli Hans Blix’ten devralan ve burada Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen adam var ya.,
Hani, New York Üniversitesi’nde hukuk doktorasını tamamlayan ve 2005 yılında Nobel Barış Ödülü alan adam var ya.
Hani, henüz doktora eğitimi sürerken, 1964’te BM’de Mısır Daimi Temsilciliği’nde görev yapmaya başlayan ve 1974-78 yılları arasında Mısır Dışişleri Bakanı’nın özel yardımcısı olarak çalışan adam var ya.
Hani, Mısır’da, bu günlerdeki askerî darbenin ardından Suud Hükümeti de dâhil, Körfez ülkelerinin, 35 milyar dolar yardım taahhüdünde bulunduğunu söyleyen adam var ya.
İşte o adam, Eşekler Cemiyeti’nin önemli bir üyesiymiş.
Baradai (Baradey) soyadı da, bu örgütten aldığı bir unvandan kaynaklanıyormuş; eşeğin sırtı tahriş olmasın diye semerin altına konulan keçe anlamına geliyormuş bu kelime.
Pakistan’ın ünlü nükleer âlimi olan ve ABD tarafından “tehlikeli” ilan edilen Abdülkadir Han, Baradey için şöyle demiş:
“O, Batılı güçlerin ve ABD’nin Mısır’a yerleştirdiği tehlikeli bir ajandır.
ABD ve Batı’nın, Mısır’ı kontrol altında tutmak için birçok işbirlikçiden biri olup CIA’nin seçkin elemanları arasındadır o.”
Evet, Eşekler Cemiyeti’nin bu önemli üyesini böyle değerlendiriyor ve Mısır halkını bu tehlikeli adama karşı uyanık olmaya davet ediyor Abdülkadir Han.
Velhasıl
Mısır’daki bu cemiyetin kurulmasında, 1930’lu yıllarda Mısır’ı kontrol altında tutan İngilizlerin önemli rolü ve parmağı olduğu bilinmektedir.
Bu bilgi doğru ise, Eşekler Cemiyeti ve üyeleri kime hizmet etmektedir acaba?
Yer altı ve yer üstü tüm zenginliklerin üzerinde bulunmasına rağmen, yoksulluk içinde kıvranan Mısır halkına mı hizmet ediyor dersiniz?
Yoksa hayranı oldukları Batı’ya mı?
Âkif’in sözünü ettiği Batı oyunları, Mısır dâhil, birçok ülkede hala oynanıyor mu dersiniz?
İngilizler ve Batı’nın her bir ülkesi, 21. Yüzyılda oynanan bu oyunların neresinde rol alıyor acaba?
Maalesef, bazen bu eşşek ve eşşekliklerle ilgili soruları cevaplamakta zorlanıyor insan.
Hele bir de, arkalarında çobanları, finansörleri ve suflörleri varsa.
Selam, dua ve sağlıcakla kalınız…
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Şerif Ali Minaz
Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...
Tüm Yazılarını Gör



