BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

YARINLARA DOĞRU: SÖZLER BAKIŞLAR VE NİYETLER

09.04.2026 13:15 Şerif Ali Minaz 5
YARINLARA DOĞRU: SÖZLER BAKIŞLAR VE NİYETLER

                   

Atamıza İlk Önce Öğretilen

Rabbimiz, KELAM sıfatıyla muttasıftır. Peygamberleriyle konuşmuştur. Vahiy yoluyla, tüm kullarıyla iletişim kurmuştur. O, bize şah damarımızdan daha yakındır; bizim de, onunla iletişim kurabilmemiz için yollar göstermiş, bizlere kelimeleri; eşyanın isimlerini öğretmiştir. (Bakara/31)

Güzel söz, kelime ve kavramlar, bizim için çok önemlidir; ruhsal sükûnetimiz, dinginliğimiz için önemlidir.

Güzel söz, Rabbimizle, çevremizle, eşya ile ve kendimizle barışık olmamız için önemlidir.

Güzel söz, tıpkı bir enerji gibi çevremize yayılmaktadır.

Şair Baki; bu enerjiyi, en güzel bir biçimde çevremize yaymamızı şu dizelerle tavsiye etmektedir:

“Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal,
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş...”

Güzel söz, bunalımlarımızın devası, düşmanlıkların, kavgaların ve savaşların kovucusudur.

Çirkin söz ise, dostlukların düşmanıdır, güzel iletişimlerin katilidir, yuvaların yıkıcısıdır, bebelerin gözlerini pınar eyleyendir.

 Onun için denmiştir ki: “Söz vardır keser başı; söz vardır kestirir savaşı.”

Onun için Şair S.Senih demiştir ki:

 Sözü süz de söyle.../ Manayı inci gibi diz de söyle,
Yüzde söyle, gıybet olmasın. /Ukdeyi içinden çöz de söyle, yapmasın yara.
Öyle bir söyle ki, hoş gelsin yâre, ağyâra.

Evet, sözler, yâre de, ağyara da hoş gelmeli. Söylerken dikkat edilmeli; derde deva olacak tarzda söylenmeli; süzerek, inci gibi dizerek söylenmeli ki, bir yerlerde yara bere yapmasın. Üstelik sadra şifa olsun.

Onun içindir ki, Yüce Allah, kulu Musa’ya şöyle hitap etmişti: İkiniz Firavun’a gidin; çünkü o, iyice azdı. Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitap edin. Ola ki, aklını başına alır yahut hiç değilse biraz çekinir. (20/44)

Sözün Gücü Şifa Kaynağı Olmalı

 Bu gün, tüm soyut ve somut varlıkların; mesela, suyun, dağların taşların, çiçeklerin ve kurbanlık hayvanların, atom ve moleküllerin güzel sözden, kem bakışlardan, zihnimizden geçen düşüncelerden bile etkilendiği biliniyor. İnsan niçin etkilenmesin ki?

Bir bakışla, bir tebessümle, bir cümle ile gönüller yapabilir, gönüller yıkabiliriz

Bedenlerimizin birer enstrüman; sözlerimizin de, onun tellerine vurulan birer darbe, vuruş olduğu unutulmamalıdır. Bu vuruşlar, gerginlik değil; neşe ve huzur vermeli bize. Acı ve öfke değil; sevgi, şefkat ve meltem rüzgârları saçmalı ruhumuza.

Nasıl ki, fiziksel şiddet, bedenimizde derin morluklar, yaralar açıyorsa, çirkin sözler de, iç dünyamızda silinmez izler bırakır.. 

Söz göze söylenmeli ve öze inmeli; sevilsin, muhatabımızın gönlünde iz bıraksın diye.

Sözler bir şiir olmalı, bestelenip çeşitli makamlarda nağme olmalı. Atalarımın ve çağdaş tıbbın uyguladığı gibi, dertlere deva olsun. Bunalımlarımıza, dünyamızdaki gerginliklerimize şifa olsun diye…, Ruh dünyamızda esen kasırga ve fırtınaları, meltem rüzgârlarına dönüştürsün diye…

 Hala Çözemediklerimiz

Bizden çıkan ve bize gelen sözcüklerin gücünü, uzayda cirit atan insanoğlu, bu gün tam anlamıyla çözebilmiş değil.

Meselâ; bir dua ve ibadet sonrasında içimizde bir ferahlık hisseder ve Kur’an’ın şu beyanının tecelli ettiğini görürüz: “ Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur." (Rad/28)

 Meselâ; güllük gülistanlık bir günde, yağmur duası için tepelere çıkan insanların yalvarış ve yakarışları karşısında dayanamayan ve şakır şakır rahmet gönderen atmosferin sırrı da çözülebilmiş değil…

Yağmur dualarında, ellerini açan sabi- sübyanın, meleşen kuzuların, böğüren sığırların seslerini “BASİR VE SEMİ” olan Rabbimiz ve melekler duyuyor ve görüyor. Onların o hallerine, asuman, dağ taş şahit oluyor ve karşılık veriyor…

Belli zamanlarda, belli mekânlarda ağzımızdan niyaz şeklinde dökülen sözcüklerin bize ve çevremize nasıl yansıdığı, hangi olayların tecellisine vesile olduğunun sırrı, halâ çözüm beklemektedir..

Belli kişilerin; mazlumların, gariplerin, anne ve babaların ağızlarından dökülen dua ve bedduaların, yıllar sonra hayatımıza nasıl yansıdığını birçoklarımız henüz idrak edebilmiş değiliz…

Velhasıl

Konumuzu bir anekdot ve ayet mealleriyle sonlandıralım.

Amerika’da yıllarını geçirmiş bir dostum, sözün gücünü şöyle anlatıyor:

“O ülkede, insanlara uzun uzadıya İslâm’ı, Kur’an ve peygamberi anlatmak gerekmiyor. Güzel bir sesle, hoş bir makamla okunan Kur’an, onları adeta büyülüyor. O sözcüklerin anlamını bilmeseler de, Kuran sesi onları cezbediyor. Tıpkı, Peygamberi öldürmeye giden Koca Ömer’i cezbettiği ve yumuşattığı gibi…”

Evet, evet, sözü, ediplerden; şairlerden, hikâye ve romancılardan daha güzel söyleyen bir Yaradan’ımız var bizim. O şöyle buyuruyor:

“Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, onu okuyup dinleyince tüyleri ürperir. Sonra bütün benlikleri ve kalpleri de yumuşayıp Allah’ı anmaya yönelirler. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dileyenleri doğru yola iletir…(Zümer,39/23)

O halde, geliniz, sözlerin en güzeline kulak verelim.

Geliniz, nasıl ki, anlamını bilmediğimiz bir besteyi dinlerken kendimizden geçiyorsak; bir yandan onu anlamaya çalışalım, bir yandan da, onun cazibesine kaptıralım kendimizi.

Geliniz, taşlaşmaya müsait olan kalplerimizi onunla yumuşatalım.

Geliniz, o sözler nisan yağmurları gibi olsun da, kalplerimiz güllük gülistanlık olsun.

Geliniz, içimizdeki fırtınaları onunla meltemlere dönüştürelim. Çünkü o bir şifa kaynağıdır:

 “Biz Kur’an’ı, inananlara rahmet ve şifa olarak indiriyoruz” (İsra/82)

Geliniz kendi sözlerimizi de ona benzetmeye, onun gibi güzelleştirmeye çalışalım.

Geliniz, birbirimize kalp kırıcı değil; gönül yapıcı, huzur verici, deva olucu sözler söyleyelim. Nazarlarımız, sevgi dolu olsun. Hasetlikten, kin ve nefretten uzak dursun.

Geliniz, zihnimizi güzelliklerle programlayalım da, söz ve davranışlarımız zinetlensin ve şu ayetin tecelli ettiğini hep birlikte görelim.

 “İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.” (41/34)

Sağlık ve esenlik dileklerimle hoşça kalınız..

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör