BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa SİYASET Abdullah Gül Katar gazetesine konuştu

Abdullah Gül Katar gazetesine konuştu

Katarda yayınlanan eş-Şark gazetesine konuşan Gül, Enerjinin sadece siyasette harcanmadığını, enerjisini başka hizmetlerde de harcayabileceğini belirterek Şimdilik böyle düşündüğünü söyledi. Gül, kend

27.04.2015 - 13:13 YAYINLANMA
8 DK OKUNMA SÜRESİ
Google News
Abdullah Gül Katar gazetesine konuştu

Katarda yayınlanan eş-Şark gazetesine konuşan Gül, Enerjinin sadece siyasette harcanmadığını, enerjisini başka hizmetlerde de harcayabileceğini belirterek Şimdilik böyle düşündüğünü söyledi. Gül, kendisinin yeni dönemde Türkiye-Katar ilişkilerini başlatan kişi olduğunu belirterek, 2002 yılında başbakan olduğum dönemde, ondan sonra da hem Dışişleri Bakanı olduğum hem de Cumhurbaşkanı olduğum dönemde en ileri noktaya geldi. Bunu her iki ülkenin vatandaşları da büyük bir mutlulukla karşılıyor. Baba Emir ile bizim başlattığımız ilişkiler şimdi yeni Emir Temim ile ve Türkiyedeki Hükümet, Cumhurbaşkanı, hep beraber çok güçlü, bir ileri bir safhaya taşınıyor. Hep adım, adım ileri gidiyor diye konuştu.

TÜRKİYE KATAR İLİŞKİLERİ MÜKEMMEL

Gül, ilişkilerin geldiği noktaya Katar Emiri Şeyh Temimin Çanakkale Savaşlarının 100üncü Yılı Anma Törenlerine katılımını örnek göstererek, Türkiyenin ilişkilerinin Aslında bütün Körfez ülkeleriyle 2002 yılında çok güçlü bir şekilde başladığını, bütün Körfez ile gelişen bu ilişkilerde Katarın istisnai özel bir yeri olduğunu aktardı. İki ülke arasındaki siyasi ilişkileri Mükemmel şeklinde tanımlayan Gül, ilişkinin ekonomi gibi diğer alanlarında daha yapılacak şeyler olduğunu sözlerine ekledi. -2002den bugüne Türkiye Türkiyenin 2002den bu yana gösterdiği gelişimden de bahseden Gül, Bu tarih öncesinde Türkiyede siyasi açından çok kırılgan bir dönem olduğunu belirterek, tek başına hükümet olmanın siyasi, ekonomik, hukuk reformları gerçekleştirme imkanı sağladığını, bu reformların da ekonomik, demokratik ve hukuk standartlarını yükselttiğini ve güçlü hale getirdiğini kaydetti. Yapısal reformların ekonomi alanında çok güçlü büyüme eğilimi olarak sonuç verdiğini belirten Abdullah Gül, dış politikada da iki önemli adım olduğunu şu sözlerle anlattı: Biri bütün İslam ve özellikle Arap coğrafyasıyla Türkiye yeniden buluştu ve çok özel stratejik bir bakışla bütün Arap dünyası, Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizi yeniden ele aldık. Bizim bu açılımımız bütün Arap halkları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Adeta kardeşlerin birbirini tekrar keşfetmesi gibi oldu. Diğer bir dış politika ayağı da aynı zamanda bir Avrupa ülkesi de olan Türkiye, Avrupada toprağı olan Türkiye Avrupa Birliği (AB) ile müzakerelerini hızlandırdı ve tam üyelik müzakerelerine başladı. Gül, 7 Haziran genel seçimleriyle ilgili, istikrarın önemli olduğunu halkın bu önemi her zaman gördüğünü belirterek, Kanaatinin istikrarın devam edeceği yönünde olduğunu söyledi.

CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SONRA BAŞKA MAKAM YOK

Kendisine Yeni bir parti kurma düşüncesi olup olmadığı sorulan Gül, şunları kaydetti: AK Partinin esas kurucusu benim. Ak Partinin hem ilk çıkardığı başbakan benim, ilk cumhurbaşkanı da benim. Cumhurbaşkanlığından sonra da başka bir makam yok, ne yapalım ki. Arkadaşlarımız da şimdi devraldılar. Onların başarılı olmasını istemekten başka bir arzum yok. Enerji sadece siyasette harcanmıyor. Enerji başka türlü de, hizmetlerle değerlendirilebiliyor. Şimdilik böyle düşünüyoruz. İslam aleminin iyi yönetim denen terimi gerçekleştirmesi gerektiği tavsiyesinde bulunan Gül, İslam ülkelerinin ve her bağımsız ülkenin kendi içerisinde her bakımdan iyi bir yönetim tarzını, hak hukuk, adalet kurallar, şeffaflık, hesap verebilirlik, hizmetlerin en etkin şekilde sağlanması halinde İslam aleminin de yükseleceği tavsiyesinde bulundu.

ACILAR HERKESİN ORTAK ACISIDIR

1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları ve ABD Başkanı Obamanın konuya ilişkin bu yılki mesajında soykırım ifadesini kullanmamasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şunları kaydetti: O zamanki büyük topraklarda Osmanlı Devleti içerisinde Müslümanların dışında, Türkiyenin Ermeni vatandaşları da vardı tabi. Bu sıkıntılı dönemlerde Dünya Harbinin özellikle Ruslar tarafından çok tahrik edildi. Onların Anadoluda ayaklanmaları karşısında devlet bazı tedbirler almak durumunda kaldı ve onları yeniden başka yerlere yerleştirme kararı aldı. Bu karar sadece Ermeni oldukları için bir nüfusa karşı alınmadı çünkü İstanbuldaki Ermeni nüfusa bir şey yapılmadı hatta bir çok Ermeni vatandaş devletin çok önemli kademelerinde büyükelçiler, bakanlar kurulunda, adalet mahkemelerinde, görevlerine devam ettiler. Ermeni kiliseleri de açık oldu. Maalesef ki o gün o savaş şartları altında alınan o kararda yüzbinlerce Osmanlı Ermeni vatandaşlarının yer değiştirmesine sebep olduğu için tabi ki çok acılar çekildi. Kim olursa olsun tabi bunlar acılar herkesin ortak acılarıdır. Müslüman Türkler de çok acılar çektiler. Müslüman Türkler de Balkanlardan yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan göçlerle terk edip geldiler. Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulunca o zamanki liderler yeni nesillere düşmanlık aşılamamak için tarihin bu sıkıntılı acılı dönemlerini aktarmadılar. Ama daha sonraları özellikleri batı dünyasındaki Ermeni diasporası bu acıları düşmanlık noktasına ve intikam noktasına getirici faaliyetler içinde oldular. Bu bir nevi de dışarıda kendi aralarında dayanışma için büyük bir motivasyon oldu onlara. Bazı ülkeler özellikle Batı dünyasında Müslümanlara da çok sempatisi olmayan ülkelerde parlamentolar bunu soykırım olarak anmaya başladılar. Bu kararı alanlara bu konuyla ilgili biraz tarihi bilginizi anlatır mısınız deseniz, hiç bir şey bilmeden bu kararları aldılar. Onun biçin biz hükümet olarak benim de Dışişleri bakanı olduğum dönemde inisiyatif aldık. Türkiye ile Ermenistan ortak bir tarih komisyonu kursun bunlar isterse ABD, Ruslar da katılabilir. Netice ne ise, bunu hep beraber kabul edelim dedik ama böyle bir tarih komisyonu bilim adamlarından oluşacak bir tarih komisyonuna da maalesef hiç razı olmadılar. Bütün teklifimiz hatta bütün New York Times, Washington Post gibi dünyanın önde gelen gazetelerinde tam sayfa bu çağrıyı yapmıştık biz.

ÇAĞDAŞ OLMAK KAFANIN İÇİNE BAKMAK, DIŞINA DEĞİL

Abdullah Gül eşi Hayrunnisa Gülün Cumhurbaşkanlığının ardından Çankaya köşküne yerleşen ve Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk başörtülü first lady olmasıyla ilgili soruyu şu sözlerle yanıtladı: Öncelikle çağdaşlıkla Müslümanların herhangi bir çatışması mümkün değil. Maalesef bir zamanlar bizim büyük bir sıkıntımız vardı. Yanlış bir laiklik anlayışından kaynaklanıyordu. Başörtüsü veya dindarlık bunlar şahsi şeylerdir. Bunlar insanların kendi tercihleri. Bunları yasaklı hale getirmiş olmak maalesef bizim büyük bir hatamızdı. Bunların çok demokratik mücadeleleri, hukuk mücadeleleri verildi. Neticede halk da zaten bunu hiç bir zaman kabul etmediği için şimdi bu yasakların hepsi kalktı, tarih olmuş oldu. Şimdi herkes özgür. İsteyen başörtüsü kullanır, isteyen kullanmaz herkes üniversiteye gider. Herkes devlet hizmetinde de olabilir kılığına kıyafetine değil kafasının içine bakılıyor. Çağdaş olmak kafanın içine bakmak, dışına değil. Bu bakımdan da bazı ilkleri biz yaşamış olduk. bazı şeyleri de eşim yaşamış oldu.

Abdullah Gül, Katarın eş-Şark gazetesine verdiği röportajda son olarak Suriye, Libya, Irak, Yemende yaşananlarla ilgili yaptığı değerlendirmesinde şunları kaydetti: Bütün bu konularda içinde bulunduğumuz durum çok utanç verici, çok sıkıntılı. Burada aklı selime ihtiyaç var. Burada yine dayanışmaya ihtiyaç var. Genelde bütün bunların neticesi siyasi çözümdür. Üzücü olan şey, bazı İslam ülkelerinin dünyanın gözü önünde kendilerini insan olarak, kaynak olarak, bütün potansiyellerini tüketiyor olmalarıdır. Bu çok acı.

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

SİYASET Haberleri

Tümü

Kurtulmuş'tan -ara seçim- açıklaması

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ara seçim talebine ilişkin yaptığı açıklamada "Kimin hangi kurallar...

4 gün önce

Meral Akşenerden İddalara Yalanlama

CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile irtibat halinde olduğu...

2 ay önce

Özarslan’dan Özgür Özel’e suç duyurusu

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özür Özel hakkında, Ankara Cumhuriyet...

2 ay önce

CHP'de kılıçlar çekildi

Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin rüşvet ve yolsuzluk iddialarından arınması...

4 ay önce

Bahçeliden -dar ağacı- çıkışı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki konulara...

4 ay önce

CHP Kurultay davasında gerekçeli karar açıklandı

CHP Kurultay davasında gerekçeli karar: Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer yok.

5 ay önce

Bahçeliden Demirtaş Yorumu

. Bahçeli, "Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır." ifadelerini kullandı.

5 ay önce

Şaibeli kurultay davası ertelendi

24 Ekim'e ertelenen şaibeli kurultay davasında alınacak mutlak butlan kararı CHP'nin 21 Eylül'de...

7 ay önce

Bahçeli: Önümüzdeki günler her türlü provokasyona açıktır

Bahçeli "Her düzeyde uyanık olmak, tedbir ve temkin içinde hareket edip dahili ve harici husumet...

7 ay önce

Hasan Babacan kayyum heyetinden çekildi

CHP İstanbul İl Yönetimine kayyum olarak getirilen ekipte yer alan Hasan Babacan heyetten...

7 ay önce

Ümit Özdağa Bir Beraat Daha

Ankara 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Libya’da şehit düşen MİT mensuplarını ifşa ettiği...

9 ay önce

Bahçeli'den Özel'in sokak çağrısına tepki:

Geçtiğimiz günlerde "Ben milleti sokağa davet edeceğim günü bilirim. O gün sen ne hale düşeceğini...

9 ay önce